Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Türkiye’deki üniversiteler, su yönetiminden atıkların geri kazanımına, iklim teknolojilerinden biyolojik çeşitliliğin korunmasına uzanan çalışmalarla çevresel sorunlara çözüm geliştiriyor.
YÖK’ten yapılan açıklamaya göre, kampüslerde uygulanan tasarruf yöntemleri ve döngüsel ekonomi modellerinin yanı sıra karbon tutulumu, atıkların ileri teknolojiyle değerlendirilmesi ve doğal kaynakların korunmasına yönelik araştırmalar da yürütülüyor.
Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı ( Cop31 ), üniversitelerin bu alandaki bilimsel birikimini ve iyi uygulamalarını uluslararası ölçekte görünür kılmak için önemli bir fırsat sunuyor.
Su kaynaklarının korunmasına yönelik uygulamalar

Üniversiteler, su kaynaklarının korunması, atıkların geri dönüşümü ve iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında çeşitli projeler yürütüyor.
Sabancı Üniversitesi, kampüsteki su tüketimini yüzde 55, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi ise yüzde 40’a varan oranda azalttı. Karabük Üniversitesi yağmur suyunu sulamada kullanırken Yozgat Bozok Üniversitesi, 125 bin metreküp kapasiteli Bozok Su Göleti’ni tamamladı.
Yıldız Teknik Üniversitesi de yağmur ve drenaj sularının yeniden kullanımı ile akıllı sulama sistemleri sayesinde 2025’te şebeke suyu tüketimini yüzde 15 düşürdü. Bursa Uludağ Üniversitesi ise binalardaki ısı kayıplarını termal görüntüleme ve veri analizleriyle belirlemeye yönelik çalışmalar yürütürken “Suyunu Plastikten Arındır” projesi kapsamında yedi içme suyu noktası kurdu ve çelik mataralar dağıttı.
Atık yönetimi alanında Bilkent Üniversitesi, 2024-2025 döneminde 2 bin 246 ton organik atığın tamamını geri kazanırken 516 ton inorganik atığın yüzde 99,6’sını geri dönüştürdü.
Sakarya Üniversitesi, kullanım ömrünü tamamlayan lityum iyon bataryalardan ham madde kazanımına yönelik FREE4LIB projesinde yer alıyor. İstanbul Ticaret, İstanbul Rumeli ve İzmir Ekonomi üniversiteleri de atık tekstil, kağıt ve endüstriyel atıkların yeniden değerlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütüyor.
Siirt Üniversitesi Antep fıstığı atıklarından, Hitit Üniversitesi ise soğan kabukları gibi tarımsal atıklardan yeni ürünler elde edilmesini araştırıyor.
İklim teknolojileri ve doğal yaşamın korunması kapsamında Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi mikroalg üretimi ve karbon tutulumu, Hacettepe Üniversitesi karbon yakalama ve biyoenerji, Kastamonu Üniversitesi ormanların üç boyutlu haritalanması üzerine çalışmalar yapıyor.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi mikroplastiklerin ve elektronik atıklardaki değerli metallerin geri kazanımı ile su kalitesinin korunmasına yönelik araştırmalar yürütüyor. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve Teknopark İzmir bünyesindeki NeSea girişimi ise midye kabuklarından biyomalzeme üreterek yapay resifler geliştirmeyi hedefliyor.
Üniversitelerin yeşil dönüşümdeki uluslararası konumu güçleniyor
Üniversitelerin sürdürülebilirlik alanındaki çalışmaları uluslararası sıralamalara da yansıyor. UI GreenMetric 2026 sonuçlarına göre Türkiye’den 150 üniversite sıralamada yer aldı.

Türkiye, ilk 200, ilk 500 ve ilk 1000’e giren üniversite sayısında Avrupa birincisi, dünya ikincisi oldu. Türkiye’den beş üniversite ilk 100’e, 21 üniversite ilk 200’e, 53 üniversite ilk 500’e ve 99 üniversite ilk 1000’e girdi.
İstanbul Teknik Üniversitesi dünya sıralamasında 28’inci, Yıldız Teknik Üniversitesi ise 45’inci sırada yer alarak ilk 50’ye girdi. Sıralama, üniversitelerin kampüs ve altyapı, enerji, atık yönetimi, su kullanımı, ulaşım ve eğitim gibi alanlardaki sürdürülebilirlik performanslarını değerlendiriyor.
Yükseköğretim Kurulunun enerji verimliliğini artırmak, doğa dostu uygulamaları yaygınlaştırmak ve üniversitelerde sürdürülebilir kampüs anlayışını güçlendirmek amacıyla yürüttüğü Sürdürülebilir ve İklim Dostu Kampüs Projesi de bu alandaki çalışmaları destekliyor.
“208 üniversitemizin tamamı Cop31’de aktif rol oynayacak”
Açıklamada görüşlerine yer verilen Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Türk üniversitelerinin sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm alanındaki performansının giderek daha geniş bir tabana yayıldığını belirterek GreenMetric sıralamasında ilk 200, ilk 500 ve ilk 1000’e giren üniversite sayısında Avrupa’da ilk sırada yer alınmasının önemli bir gösterge olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin iklim kriziyle mücadelede kararlı adımlar attığını vurgulayan Prof. Dr. Özvar, üniversitelerin bilimsel birikiminin COP31 sürecine güçlü katkı sunacağını belirterek, “208 üniversitemizin bilimsel birikimini COP31 sürecine dahil ettik. 208 üniversitemizin tamamı bu küresel iklim eyleminde aktif rol oynayacak.” ifadelerini kullandı.
Özvar, Yükseköğretim Kurulu olarak yeşil ve dijital becerileri yükseköğretimdeki dönüşümün temel unsurları arasında gördüklerini belirterek enerji verimliliğinden su ve atık yönetimine, sürdürülebilir ulaşımdan çevre dostu kampüs uygulamalarına kadar yeşil dönüşüm çalışmalarını desteklemeyi sürdüreceklerini kaydetti.
Üniversitelerin geliştirdiği kampüs uygulamaları ve bilimsel çözümler, çevresel etkilerin azaltılmasına katkı sunarken COP31 sürecinde Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadeledeki akademik birikiminin uluslararası ölçekte paylaşılması için de zemin oluşturuyor.

Kış yüzünü gösterdi! Türkiye’nin en yüksek geçidinde ulaşım durdu
1
Ataşehir’in Güven Kapısı Revizyon Garaj ile Otomotivde Kusursuz Hizmet Dönemi
2
İzmir Karaburun ve Urla’da 87 düzensiz göçmen yakalandı, 3 kaçakçı gözaltına alındı
3
Büyükçekmece’de yol verme tartışmasında sürücü, diğer aracına arkadan çarpıp kaçtı
4
Edirne’de tur otobüsü TIR’a arkadan çarptı, Bulgaristan uyruklu 10 turist yaralandı
5
İsviçreli çellist Jodok Vuille, Türkiye’deki ilk büyük solo konserinde Şımarık’ı çaldı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.