a
Üst Banner
  • MagazinBultenleri
  • Gündem
  • Sedef Güler’in annesinden adliye önünde isyan: ‘Bu halıyı bana gönderip adalet diye yalvartıyorsunuz’

Sedef Güler’in annesinden adliye önünde isyan: ‘Bu halıyı bana gönderip adalet diye yalvartıyorsunuz’

Haber: Beril KALELİ/Kamera: Mehmet ÇALPAR (İSTANBUL) Cansız bedeni 2024 yılında bir halıya sarılı halde Büyükçekmece gölünde Sedef Güler'in annesi Gü

ad826x90
ad826x90

Haber: Beril KALELİ/Kamera: Mehmet ÇALPAR

ad826x90

(İSTANBUL) Cansız bedeni 2024 yılında bir halıya sarılı halde Büyükçekmece gölünde Sedef Güler’in annesi Gülizar Sezer, kızının sarılı olduğu halının delil olarak korunmak yerine kendisine teslim edilmesine, cinayete ilişkin davanın görüldüğü Bakırköy Adliyesi önünden isyan etti. Sezer “Benim çocuğumu elimden alıp da bu halıyı bana gönderip de burada beni ‘adalet’ diye yalvartıyorsunuz” dedi, “Çocuğum ağız burun kapama ve boğaza bası yoluyla katledildi. Sağken rehin alındı. Elleri sımsıkı bağlıydı. 17 metre zincire sarılıp ayağına ağırlık bağlandı. Bu gördüğünüz halıyla bana teslim edildi. Benim çocuğumun adaleti nerede?… Kimi koruyorlar? Kim var bu olayın arkasında?” sorularını yöneltti.

2024 yılında, 24 yaşındayken cansız bedeni zincire ağırlık bağlanarak bir halıya sarılı halde Büyükçekmece gölünde bulunan Sedef Güler’in annesi Gülizar Sezer, kızının sarılı olduğu halının delil olarak korunmak yerine kendisine teslim edilmesine ilişkin, cinayete davasının görüldüğü Bakırköy Adliyesi önünde açıklama yaptı. Sezer’e Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyesi kadınlar eşlik etti.

SEZER: BU HALIYI İKİ YILDIR KİMSEYE TESLİM EDEMİYORUM

ad826x90

Sezer, “2 yıl önce benim çocuğum iş görüşmesine gittiği yerde bu halıya sarılarak denize atıldı. ve halı bana kişisel eşya olarak gönderildi, diğer kızımla gönderildi ve ben 2 yıldır bu halıyı hiç kimseye teslim edemiyorum… Her seferinde ben o zulümle 10 dakika, 15 dakika, 20 dakika mahkeme görerek, hakaretler işiterek buradan çıktım, yargılanan ben oldum. Bu halı hep benim elimde oldu ve buranın başsavcısına ben bu halıyı söyledim. Bana söylediği cümle şu oldu, ‘Ya nasıl mümkün olur, bu halıyı size nasıl teslim ederler?’. E mümkün, ettiler. E ne olacak?; ‘Bir süre sizde kalacak. Dava bitene kadar’ (dedi).

ad826x90

“ÇOCUĞUMU ELİMDEN ALIP HALIYI BANA GÖNDERİP BENİ BURADA ‘ADALET’ DİYE YALVARTIYORSUNUZ”

Sezer, Güler’in ölümüne ilişkin davada mahkeme başkanının katil zanlısı Yavuz Güngör için “kadına karşı kasten öldürme” suçundan verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kararına muhalefet şerhi koymasına da tepki gösterdi.

Sezer, “Yavuz Güngör ağırlaştırılmış müebbet aldı. Fakat hakim inisiyatif kullanarak şerh koydu. Sevgilisi olduğu kanaatine varmış. Nereden vardın? O delili, o kanaati bana bir gösterin. Benim çocuğumun, o adamın sevgilisi olduğunu bana bir gösterin, tamam diyeyim. Bana bunların açıklamasını yapın. Ama hiçbir açıklama yapmadan bana zulmedip de benim çocuğumu elimden alıp da bu halıyı bana gönderip de burada beni ‘adalet’ diye yalvartıyorsunuz. Ben susmayacağım, bunun hesabını sormaya devam edeceğim” şeklinde konuştu. Sezer şu ifadeleri kullandı:

“BENİM ÇOCUĞUM KENDİNİ KORURKEN KIRILAN TIRNAKLARININ ARASINDAN ÇIKAN DNA’LAR KİME AİTTİ?”

ad826x90

“Benim çocuğum orada rehin alındı. Elleri sımsıkı bağlıydı. ‘Uyuşturucudan öldü’ denildi. Benim çocuğumun uyuşturucudan ölmediği ispatlandı. Bugün katillerinin yarısı dışarıda. ve bir tanesi, Fırat Baykara gerile gerile haber gönderiyormuş cezaevinden. Ben de buradan gönderiyorum, bak halıyı elimde götürüyorum. Siz sardınız benim çocuğumu bu halıya. Siz katlettiniz benim çocuğumu. Sadece delil yok etmekten ceza aldı. Ben o cezayı kabul etmiyorum. Benim çocuğumun her yerinde Yavuz’un, Fırat’ın ve kimliği tespit edilemeyen bir tane erkeğin ve bir tane kadının DNA’sı vardı. Bu DNA’lar tespit edilmedi. Israr ile soruyorum; benim çocuğum kendini korurken kırılan tırnakların arasından çıkan DNA’lar kime aitti? Bunu bana neden açıklamıyor kimse?”

“BU YATAĞIN ORTASINI NEDEN KESTİNİZ?”

Güler’in öldürüldüğü evde bulunan yatağın ortasındaki bir parçanın kesilmiş olduğuna dikkat çeken Sezer, “Bu yatağın ortası neden kesildi. Burada kimin kanı vardı? Bu kan neden tespit edilmedi? Bunların hepsini sordum. Bu yatağın ortasını siz neden kestiniz. Neden Adli Tıp raporunda bunlar yok. Neden ben Adli Tıp raporunda hiçbir şeye erişim sağlayamıyorum?” sorularını yöneltti. Kızının cinayetine ilişkin pek çok delilin göz ardı edildiğini ifade eden Sezer şöyle devam etti:

“CESET YOK ETMEK NE ZAMANDIR İYİLİK SAYILIYOR?”

“Fırat Baykara her seferinde ajitasyon yaparak, ‘Benim hayatım mahvoldu; ben sadece bir iyilik yaptım’ (diyor). Ceset yok etmek ne zamandır iyilik sayılıyor. Her seferinde yalan yanlış ifadeler verdi.

ad826x90

“ORTADA BİR CİNAYET DAHA VAR AMA BUNU KİMSE SORMADI”

Yiğit Hüseyin Ayvalık yargılanıyor denildi. Hayır Yiğit Hüseyin Ayvalık yargılanmadı. Sadece kolluk kuvvetlerinde ifadesi alındı ve hiçbir şey yokmuş gibi salındı. ve ‘sana cinayetten bahsetti mi’ diye soru yönelttiklerinde kolluk kuvvetlerinde, ‘evet bir cinayet işlemişler ve sonrasında da bir kız uyuşturucu içmiş, ölmüş’… Ortada bir cinayet daha var. Ama bunu kimse sormadı.

Ve kızlar… Ben daha kolluk kuvvetlerinden çocuğumun katledildiğini öğrenmemişim. Kolluk kuvvetleri onların ifadesini alıyor; gülerek benim önümden eli sargılı bir şekilde geçiyor. O elde ne vardı? Benim çocuğumun tırnak izleri vardı di mi? Ama tanık olarak dosyaya eklendi. Kolluk kuvvetlerinden ifadesi alındı; çıktı gitti. Neden bunlar yargılanmıyor? Benim çocuğumun katledilmesine sebep olan bu kızlardır.

Güvenlik görevlileri. Bir kişi katlediliyor ve son konuştuğu kişi güvenlik görevlisi. O güvenlik görevlisinden benim çocuğum yardım mı istedi? Niye kimse sormadı? Neden benim çocuğumun dosyasındaki bütün dijital materyaller yok edildi.

“KİMİ KORUYORLAR”

Benim çocuğum uyuşturucu içip ölmedi. Ağız burun kapama ve boğaza bası yoluyla katledildi. Sağken rehin alındı. Elleri sımsıkı bağlıydı. 17 metre zincire sarılıp ayağına ağırlık bağlandı. Bu gördüğünüz halıyla bana teslim edildi. Benim çocuğumun adaleti nerede?… Kimi koruyorlar? Kim var bu olayın arkasında?”

KAV: BU HALI İNANAMAYACAĞIMIZ BOYUTTA BİR SKANDALIN SEMBOLÜ

Eylemde, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav da bir konuşma yaptı. Kav şöyle konuştu:

“Bu halı, yani bizim delil diye nitelediğimiz ama artık delil olma vasfını maalesef ki incelenmediği için yitirmiş olan bu halı adaletin sembolü olabilirdi. Eğer Sedef’in cansız bedeni buna sarılı olarak bulunduğunda, o bedene neler yapıldığını açıklayacak bütün ipuçlarını taşıyan bu halı düzgün incelenseydi, soruşturma etkin yürütülseydi ve sorumluların sadece bir kısmı değil tüm hepsi gerekli cezayı almış olsaydı bu halı adaletin sembolü olabilirdi ama şu anda tam bir adaletsizliğin ve inanamayacağımız boyutta bir skandalın sembolü.

Suçluların yarısı dışarıda elini kolunu sallayarak dolaşıyor ve bu halı Sedef’in kız kardeşine gönderilebiliyor. Nasıl olabilir diyorsunuz değil mi? Nasıl olabilir diye biz de epey bir zamandır soruyoruz. Anne soruyor, cevap alınamıyor. Bütün bu süreçte halıyı gönderen, halının göndermesine göz yumanlar, göndermekte bir amaç varsa bu amacı güden o sorumlular zincirinin kim olduğunun ortaya çıkarılması gerekiyor artık.

Maalesef Gülistan’da gördüğünüz gibi inanamayacağımız düzeyde kamu görevlilerin suçları var adli tabibinden emniyet kolluk kuvvetlerine, valisine kadar, o yüzden de bu konuda aynen o özel bürolardaki Gülistan doku soruşturmasında olduğu gibi araştırılmak zorunda olan bir dosyadır.”

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Adıyaman’da minibüs devrildi: 14 yaralı

HIZLI YORUM YAP

<a href=FİNANS" /> GÜNDEM FİNANS

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.