Sakarya’da 3,5 yaşındayken lösemi tanısı alan Deniz Açıkgöz, 1,5 yıllık tedaviyle hastalığı yenerek sağlığına kavuştu.
Vücudunda morluk şikayetiyle geçen yıl nisan ayında ailesi tarafından Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (SEAH) Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Servisi’ne götürülen Deniz’e, tetkiklerin ardından lösemi tanısı konuldu.
Hastanede tedavisine başlanan ve kemoterapi uygulanan Deniz, 1,5 yıllık tedaviyle hastalığı yendi.
Taburcu edilen, ayaktan tedavisi ve kontrolleri devam eden 5 yaşındaki Deniz, anaokuluna başladı.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Fatih Orhan, AA muhabirine, Deniz’de olduğu gibi löseminin çocuklarda, halsizlik, vücutta morluklar ya da düşmeyen ateş, kilo kayıpları, gece terlemeleri gibi belirtileri olduğunu söyledi.
Hastalığın tedavisinin daha çok kemoterapi ilaçlarıyla sürdürüldüğünü, ayrıca tedavi sürecinde çocukların kan ihtiyacı olduğunu dile getiren Orhan, “Toplumun lösemi hakkında farkındalığı için Kızılay’a kan verme konusunda her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının bilinçli olması gerekiyor çünkü kan dışarıdan alınan, üretilen bir şey değil. Bir şekilde insanımızın Kızılay’a gidip bağışta bulunması gerekiyor ki biz o kanı bu hastalarımıza ulaştırabilelim. Tedavi kısmında zaten ilaçlar dahil tüm masrafları devletimiz karşılamaktadır.” diye konuştu.
“Hastalığın adı bile korkutucu”
Anne Ebru Açıkgöz de Deniz’in vücudunda birden morarmalar oluştuğunu, kızının hareketli olması nedeniyle bunların düşmeden ya da çarpmadan kaynaklı olabileceğini düşündüklerini kaydetti.
Zamanla morarmaların artması üzerine geçen yıl nisanda hastaneye başvurduklarını, acil serviste yapılan bazı testlerin ardından kızının yatışının yapıldığını anlatan Açıkgöz, “Hiç beklemediğimiz bir olaydı. Kızımızı çok sağlıklı görüyorduk. Gerçekten bir hafta öncesine kadar koşup oynayan bir çocuktu. Vücudunda oluşan morluklar sebebiyle hastaneye başvurduk. Başka hiçbir şikayetimiz yoktu. Hareketli de bir çocuk olduğu için konduramadık hatta tanıyı aldıktan sonra bile hasta olduğuna bir süre inanmakta zorluk çektik.” ifadelerini kullandı.
Açıkgöz, teşhis konulduğu andan itibaren tedaviyle ilgili araştırma içerisinde olduklarını dile getirerek, “Başımıza ilk defa böyle bir şey geldi. Ailemizde yok, çevremizde yok, korktuk. Her bakımdan kendimizi çaresiz hissettiğimiz bir döneme girdik. Bir gün önce evimizde sağlıklı bir şekilde otururken ertesi gün hastaneye düştük. Hastalığın adı bile korkutucu, ihtimali de korkutucuydu. İki gün içinde tanı aldık.” diye konuştu.
Ardından tedavi sürecinin başladığını belirten Açıkgöz, şöyle devam etti:
“Tedavi zaten çok zor bir süreç. En baştan beri araştırma içinde olduk. Gerekirse yurt dışına götürmeyi, şehir değiştirmeyi düşündük. Çevremizdekiler ‘Fatih hoca oradaysa sakın başka bir yere gitmeyin.’ dediler. Kendisi çok iyi bir doktor, ekibi de çok iyi. Fatih hocanın merhameti, şefkati, yaklaşımı bile çok başka. Deniz’in saçları tekrar çıkmaya başladığında Fatih hocanın gözlerinde ışık, gülümseme gördüm. İnsanın kendi çocuğu iyileşir de mutlu olur ya aynı o mutluluğu gördüm Fatih hocanın gözlerinde. Bu sadece benim çocuğuma özel bir durum da değildi.”
“Zorlu bir süreçti”
Baba Hakan Açıkgöz ise çalıştığı için zorlu tedavi sürecinde kızıyla daha çok eşinin ilgilendiğini söyledi.

Bir süre yurt dışında çalıştığı için Türkiye’deki sağlık hizmetlerinin daha iyi olduğunu gördüğünü ve tedavinin burada devam etmesine karar verdiklerini anlatan Açıkgöz, “Bir süre yurt dışında bulundum. Türkiye gerçekten sağlık konusunda çok ileride, yurt dışında bulunduğum için söylüyorum bunları. Zorlu bir süreçti. Hastanede olduğu sürece gerçekten içim çok rahattı. Hocamız her yönüyle bize her şeyi anlattı. Düzeleceğine, kendine geleceğine inanıyordum. Hocamıza, çalışanlara, hemşirelerimize bize bu süreçte destek oldukları için çok teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı.

YSK Başkanı Mutta, ABD’de seçim izledi, Türk sisteminin daha güvenli olduğunu söyledi
1
Ataşehir’in Güven Kapısı Revizyon Garaj ile Otomotivde Kusursuz Hizmet Dönemi
2
Batman’da tostu boğazına takılan öğrenciyi öğretmeni Heimlich manevrasıyla kurtardı! O anlar kamerada
3
İzmir Karaburun ve Urla’da 87 düzensiz göçmen yakalandı, 3 kaçakçı gözaltına alındı
4
Büyükçekmece’de yol verme tartışmasında sürücü, diğer aracına arkadan çarpıp kaçtı
5
Edirne’de tur otobüsü TIR’a arkadan çarptı, Bulgaristan uyruklu 10 turist yaralandı