a
Üst Banner

“Bölgesel Ebelik Çalıştayı” başladı

- Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayıp Birinci: "2002'den itibaren hemşire ve ebe sayımızı 3 katına çıkardık ve yaklaşık 62 bin ebemizle hizmet veriyoruz. Ülkemizin dört bir yanına inşa ettiğimiz sağlık tesisleri sayesinde 2010'da yüzde 91,6 olan hastanede doğum oranı, 2024 itibarıyla yüzde 99,4'e ulaştı" BM Nüfus Fonu Doğu Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Bauer: "Ebelerin karar alma sürecine katkıda bulunabilmesini sağlayacak mekanizmaların olması önemli"

ad826x90
ad826x90

Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayıp Birinci, 2002 yılından itibaren hemşire ve ebe sayısını 3 katına çıkardıklarını ve yaklaşık 62 bin ebeyle hizmet verdiklerini belirterek, “Ülkemizin dört bir yanına inşa ettiğimiz sağlık tesisleri sayesinde 2010’da yüzde 91,6 olan hastanede doğum oranı, 2024 itibarıyla yüzde 99,4’e ulaştı.” dedi.

ad826x90

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Doğu Avrupa ve Orta Asya Bölge Ofisi (EECARO) ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) işbirliğinde Sağlık Bakanlığında düzenlenen “Bölgesel Ebelik Çalıştayı”nın açılışı yapıldı.

Çalıştayın ilk gününde, Doğu Avrupa ve Orta Asya’da ebelik çalışmalarının güçlendirilmesine yönelik stratejik öncelikler, ebelik alanındaki ilerlemenin hızlandırılması, disiplinler arası işbirliği, kanıta dayalı ve kişi odaklı bakım ile ebelik alanına yatırım ve sağlık sistemi dönüşümü ele alındı.

Sağlık Bakanlığında düzenlenen çalıştayın açılışında konuşan Birinci, 2023’te dünya genelinde 260 bin kadının hamilelik ve doğuma bağlı nedenlerle hayatını kaybettiğini bildirdi.

ad826x90

Birinci, uluslararası standartlarda eğitilmiş ve sağlık sistemine güçlü bir şekilde entegre ebelerin, aile planlaması hizmetlerini sunduklarında tüm anne ve yenidoğan ölümlerinin yüzde 80’inden fazlasını önleyebildiğini belirten Birinci, “2021 yılında Lancet’te yayınlanan bir çalışma, ebelerin sunduğu hizmetlerin evrensel olarak ulaşılabilir olması durumunda anne ölümlerinin yüzde 67’sini, yenidoğan ölümlerinin yüzde 64’ünü ve ölü doğumların yüzde 65’ini önleyebileceğini ortaya koyuyor. Başka bir ifadeyle ebelik hizmetlerinin etkinliğinin artırılması, 2035’e kadar her yıl 4,3 milyon hayatın kurtarılması anlamına geliyor.” bilgisini verdi.

ad826x90

“Bugün her 5 doğumdan 1’inden fazlası sezaryenle gerçekleşiyor”

Özellikle son yıllarda dünya genelinde sezaryen oranlarındaki artışın, ebelik mesleğinin önemini bir kez daha göz önüne serdiğini vurgulayan Birinci, “Elbette sezaryen, tıbbi gereklilik bulunduğunda anne ve bebeğin hayatını kurtaran son derece önemli bir cerrahi girişimdir. Buradaki temel mesele sezaryenin kendisi değil, tıbbi gereklilik olmaksızın yapılan sezaryenlerin azaltılması ve güvenli normal doğumun desteklenmesidir. 1990’da dünyada her 14 doğumdan 1’i sezaryenle yapılıyordu. Bugün her 5 doğumdan 1’inden fazlası sezaryenle gerçekleşiyor. Mevcut eğilimin sürmesi halinde 2030’da her 3 doğumdan 1’i sezaryenle gerçekleşecek.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de de benzer bir tablonun söz konusu olduğuna işaret eden Birinci, genel sezaryen oranının yüzde 61,2 olduğunu ve bu oranın dünyadaki en yüksek oranlar arasında yer aldığını ve Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği yüzde 10-15’lik referans aralığı ile yaklaşık 4 ve 6 katlık bir fark bulunduğunu söyledi.

Anne olma yaşının giderek yükselmesi ve diyabet gibi kronik hastalık yükündeki artışın, anne ve yenidoğan sağlığını tehdit eden riskli gebeliklerin sayısında ciddi bir yükselişe neden olduğunu aktaran Birinci, şöyle devam etti:

ad826x90

“Avrupa Birliği’nde doğum yapan tüm annelerin yaş ortalaması giderek artıyor ve 2024’te 31,3 olarak kaydedilmiş. Türkiye’de ise bu yaş ortalaması 29,9 ile benzer bir yükseliş eğilimi gösteriyor. Kronik hastalıklar ise 2024’te Avrupa Birliği’nde her 3 kişiden 1’inden fazlası. Türkiye’de de bu oran yüzde 29,44. Bu tablo karşısında ebelik hizmetleri bize çok büyük avantajlar sunabilir. Anne ve yenidoğan sağlığındaki iyileşme, gebelikten doğum sonrasına uzanan nitelikli ve kesintisiz ebelik hizmetleriyle de doğrudan ilişkili. 2024’te yayımlanan bilimsel bir makale, ebe liderliğindeki sürekli izlemin sezaryen oranını yüzde 16’dan yüzde 15’e indirdiğini ortaya koyuyor. Çıktılar bununla da sınırlı değil, sürekli ebelik bakımı alan kadınlarda müdahalesiz normal doğum oranı yüzde 4 artıyor, enstrümantal müdahaleli doğumlar yüzde 1 azalıyor ve epizyotomi oranı yüzde 4 düşüyor.”

“Doğurganlık hızı son 11 yıldır kesintisiz düşüyor”

Ebelik hizmetlerini güçlendirmenin, aynı zamanda birinci basamak sağlık hizmetlerini, koruyucu sağlık hizmetlerini ve anne-çocuk sağlığını güçlendirmek olduğunun altını çizen Birinci, “Türkiye’de canlı doğan bebek sayısı geçen yıl 895 bin 374 olarak gerçekleşti. Toplam doğurganlık hızı, 2001’de 2,38 iken bugün 1,42’ye geriledi. Doğurganlık hızı ise son 11 yıldır kesintisiz düşüyor ve son 9 yıldır nüfusun kendini yenileme düzeyi olarak kabul edilen 2,1’in altında seyretmektedir.” diye konuştu.

Birinci, bu kapsamda, Sağlık Bakanlığı olarak her kadının güvenli, kaliteli ve saygılı bir doğum deneyimine erişmesi için ebelik hizmetlerinin güçlendirilmesine büyük önem verdiklerini ifade etti.

“62 bin ebemizle hizmet veriyoruz”

ad826x90

Doğum hizmeti sunulan tüm kamu hastanelerinde gebe okulu hizmeti verildiğinin altını çizen Birinci, yaklaşık 1800 gebe okulu ile 2025’te 1 milyon anne adayına hizmet sunduklarını belirterek, şunları kaydetti:

“2002’den itibaren hemşire ve ebe sayımızı 3 katına çıkardık ve yaklaşık 62 bin ebemizle hizmet veriyoruz. Ülkemizin dört bir yanına inşa ettiğimiz sağlık tesisleri sayesinde 2010’da yüzde 91,6 olan hastanede doğum oranı, 2024 itibarıyla yüzde 99,4’e ulaştı. Tüm bu çabaların sonucunda bebek ölüm hızı yüzde 75’lik bir azalma ile 1000 canlı doğumda 31,5’ten 8,9’a düştü. Anne ölüm oranı ise yüzde 82’lik bir düşüş ile 100 bin canlı doğumda 64’ten 11,5’e düştü.”

Sağlık Bakan Yardımcısı Birinci, çalıştayın 9 farklı ülkeden katılımcıyı bir araya getirdiğini belirterek, ülkelerin nüfusları, doğurganlık hızları, doğum sayıları, sağlık sistemlerinin organizasyonu ve ebelik insan gücünün farklılık gösterebildiğini kaydetti. Birinci, çalıştayda normal doğumun desteklenmesi, tıbbi endikasyon dışındaki sezaryenlerin azaltılması, infertilite danışmanlığı, acil ve afet durumları ile teletıp uygulamaları gibi başlıkların kapsamlı şekilde ele alınacağını bildirdi.

“Ebelik hizmetleri toplumların geleceğine yapılan önemli yatırımlardan”

Sağlık Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Aziz Alper Biten de kadınların yaşamına, çocukların geleceğine ve sağlık sistemlerinin yarınına katkı sunacak ortak bir vizyon etrafında bir araya geldiklerini söyledi.

Ebelik mesleğinin, kadınların hayatındaki en önemli ve hassas dönemlerden birinde güven veren bir sağlık hizmeti sunduğunu belirten Biten, güçlü toplumların sağlıklı nesiller üzerine inşa edilebileceğini, bu nedenle nitelikli ebelik hizmetlerinin toplumların geleceğine yapılan önemli yatırımlardan biri olduğunu ifade etti.

Bir ebenin güçlendirilmesinin aynı zamanda kadınların, bebeklerin ve gelecek nesillerin güçlendirilmesi anlamına geldiğini vurgulayan Biten, sağlık sistemlerinde sürdürülebilir başarının temelinin nitelikli insan kaynağı olduğunu kaydetti.

“Doğu Avrupa ve Orta Asya’da anne ölümleri azaldı”

UNFPA Doğu Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Florence Bauer, Doğu Avrupa ve Orta Asya’da demografik yapının daha önce görülmemiş bir değişimden geçtiğini belirterek, nüfusun yaşlandığını, farklı bir göç değişimi yaşandığını ve sağlık sisteminin de çeşitli zorluklarla karşı karşıya kaldığını dile getirdi.

Bu nedenle sağlam sağlık sistemi ile demografik olarak dirençli toplumların ayrı konular olarak görülmemesi gerektiğine işaret eden Bauer, sağlık hizmetlerinin gençler, kırsaldaki aileler ve engelli kişiler dahil nüfusun en kırılgan kesimlerinin ulaşabileceği şekilde olması gerektiğine değindi.

Bauer, Doğu Avrupa ve Orta Asya’da anne ölümlerinin azaldığını kaydederek, ebelerin rolünün ve bu alana yatırımın önemini vurguladı.

Saygılı ve kadın merkezli bir bakımın evrensel bir durum olması gerektiğine işaret eden Bauer, doktorlar ile ebeler arasında verimli bir işbirliği sağlanmasının önemine de dikkati çekti.

Bauer, ebelerin karar alma süreçlerinde yer almaları gerektiğini vurgulayarak, “Bu nedenle ebelerin karar alma sürecine katkıda bulunabilmesini sağlayacak mekanizmaların olması önemli.” dedi.

Anne sağlığı için sürdürülebilir bir finansmana ve iş gücü eğitimine ihtiyaç olduğunu aktaran Bauer, ebelerin acil durum hazırlığı planlarının da bir parçası olması gerektiğinin altını çizdi.

Bauer, ebelik hizmetinin en ücra topluluklara ulaşabilmesi için dijital sağlık alanındaki yeniliklerden de yararlanması gerektiğini kaydederek, UNFPA’nın bu bağlamda bakımın merkezine ebeliği koyduğunu ifade etti.

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Antalya’da otlukta çıkan yangın sera ve manda çiftliğine sıçradı

HIZLI YORUM YAP

<a href=FİNANS" /> GÜNDEM FİNANS

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.