Babacan, TBMM’de Yeni Yol Partisi’nin grup toplantısında konuştu. Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmanın üzerinden 1,5 ay geçtiğini hatırlatan Babacan, kamuoyunun sorularının hala yanıtsız kaldığını söyledi.
Soruşturmayı “Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığı” olarak nitelendiren Babacan, şöyle konuştu:
“Bu kadar büyük bir dolandırıcılık hadisesi, bu kadar uzun bir süre devam ettiğine göre bürokrasi ve siyasi iktidar içinden kesinlikle destek almış demektir. Belli ki piyasa aktörleri, bürokrasi ve siyasi iktidar içinden insanlar örgütlü bir biçimde bu suçu işlemişler. Hep karşımıza çıkan o şer üçgeni yine devrede. Ancak dikkat edin; üçgenin sadece piyasa aktörleri ve bürokrasiye operasyonlar yapılıyor. Fakat üçgenin siyasi iktidar köşesine ilişen yok. Bu böyle olmaz.”
Olayın ortaya çıktığı gün listenin açıklanması ve ilgili kurumların başındaki isimlerin görevden alınması çağrısında bulunduğunu hatırlatan Babacan, kurumlar arası koordinasyon için tam yetkili bir görev gücü kurulmasını da önerdiğini belirtti. Babacan, “Tam 45 gün geçti ancak birer birer ve yavaş yavaş dediğimize geliyorlar. Dün Fon Kurulu masasında oturanlar, bugün tutuklanıyorlar” ifadelerini kullandı.

Borsadaki değer kaybına ilişkin rakamlar da paylaşan Babacan, ağustos sonunda borsada işlem gören 600’ün üzerindeki şirketin toplam değerinin 479 milyar dolar olduğunu söyledi. Ekim sonunda bu rakamın 306 milyar dolara gerilediğini belirten Babacan, “173 milyar dolarlık değer kaybı var. Bu rakamı Türk lirası cinsinden ifade etmekte de fayda var; 173 milyar dolar, 8 trilyon 650 milyar lira demek” dedi.
Yönetim sistemlerinin asıl sınavını büyük felaket anlarında verdiğini kaydeden Babacan, şunları söyledi:
“Bu büyük dolandırıcılık olayı ve arkasından finansal piyasalarda yaşanan kayıplar ortaya hayati bir ders koymuştur. Yaşadığımız aslında sadece piyasalarda yaşanan bir çöküş değildir. Yaşadığımız, bir yönetim sisteminin çöküşüdür. Karşımızdaki resim, bu sistemin, devletin bütün kurumlarını yerle yeksan edişinin resmidir. Şimdi adeta bir deprem alanında dolaşıyor, bütün kurumların denetim ve kontrol mekanizmalarının yıkıntılarıyla karşılaşıyor ve şaşırıyoruz. Aslında şaşıracak hiçbir şey yok. 86 milyonluk koca bir ülkeyi, tek bir kişi, tek bir imzayla yönetmeye kalkarsa olacak olan budur.”
Türkiye gibi büyük ve dünyayla entegre bir ülkenin kurumsal mekanizmalar felç edilerek ve hukuk yok sayılarak yönetilemeyeceğini savunan Babacan, oluşan boşluğu kamu gücüne yaslanan şahsi çıkar yapılanmalarının doldurduğunu öne sürdü. Babacan, “Bu yapılar, kendilerini siyasi güç odağıyla ilişkilendirme yoluyla, hesap vermekten ve sorgulanmaktan muafiyet kazanarak istedikleri gibi at koşturabilirler. İşte durum ortada; bunlar Allah’tan korkmadan, milletten utanmadan, devletten çekinmeden örgütlü ve kalıcı bir soygun çarkı kurmuşlar, yıllarca bu çarkı döndürmüşler” diye konuştu.

İnternette görüp ekmeye başladı! Şimdi tarlasından kırmızı altın topluyor
1
Ataşehir’in Güven Kapısı Revizyon Garaj ile Otomotivde Kusursuz Hizmet Dönemi
2
GSS primlerine af geliyor! Milyonlarca kişinin borcu silinecek
3
Hükümete yakın yazar oran verdi! Emeklilere refah payı masada
4
Kabine sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Avrupa’ya “Libya mutabakatı” mesajı
5
SPK açıkladı! İşte tasfiye edilen fonlarda ödeme esasları
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.