BEYLİKDÜZÜ’nde arkadaşının ailesine ait müstakil evin bahçesindeki havuzda oynarken sırtına isabet eden havalı tüfek mermisiyle ağır yaralanan 5 yaşındaki Karan Aydınlısoy, 16 günlük yaşam mücadelesini kazandı. Akciğeri parçalanan ve kalbine giden ana damarların hemen önünde duran mermiyle hayata tutunan Karan, taburcu edilirken, vücudundaki merminin çıkarılması için ameliyat olacağı öğrenildi. Olayla ilgili gözaltına alınan, havalı tüfeği ateşlediği belirlenen 17 yaşındaki şüpheli ise tutuklandı.
Olay, 7 Temmuz saat 18.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, 5 yaşındaki Karan Aydınlısoy, okul çıkışında arkadaşının ailesinin daveti üzerine onların evine gitti. Müstakil evin bahçesindeki havuzda arkadaşlarıyla oynadığı sırada açılan ateş sonucu sırtına isabet eden havalı tüfek mermisiyle ağır yaralandı. Kanlar içindeki oğlunu kucağına alan baba Cenk Aydınlısoy, Karan’ı en yakın hastaneye götürdü. Acil serviste yapılan ilk incelemelerde, sırtından giren merminin Karan’ın akciğerini parçaladığı, kalbine giden ana damarların ise hemen yanında durduğu belirlendi. Yoğun bakımda 16 gün yaşam mücadelesi veren Karan, bu süreçte çok sayıda tomografi ve çeşitli tetkiklerden geçirildi. Tedavisinin ardından 22 Temmuz 2026’da taburcu edilen Karan’ın, vücudundaki merminin çıkarılması için yaklaşık üç hafta sonra ameliyat edileceği öğrenildi. Öte yandan, olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında havalı tüfeği ateşlediği belirlenen 17 yaşındaki şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.
‘KANI TEMİZLERKEN ORADA KOCAMAN BİR DELİK OLDUĞUNU GÖRDÜM’
Karan’ın annesi Naz Aydınlısoy, “Biz çocukları okuldan aldık ve orada saat 18.00 sularında havuza girdiler. Eşim ile arkadaşının babası havuzda bekliyordu. Havuzun kenarında şezlonga oturuyordu. Ben de balkondan çocukların videosunu, fotoğrafını anı olarak çekiyordum. Ben arkamı dönüp telefonu masaya koyduğumda Karan’ın çığlıklarını duydum. Ben Karan’ı önden gördüğüm için sırtını görmüyorum. Kan veya bir şey geldiğini görmüyorum. Şakalaştıklarını düşünüyorum. Eşim ‘silah sesi geldi’ dedi. Karan’ın arkasından kan geliyor, kan fışkırıyor. Havuz kanlar içindeydi. Öbür oğlum ‘baba havuz kan içinde’ deyince Karan’ı havuzdan aldık. Eşim hemen benim önüme koydu. Ben silahı kabul edemedim. Beynim o an kabul etmedi. Elimle o kanı temizlemeye çalışıyorum. Belki havuzun kenarında bir taşa değmiştir, bir yarık vardır diye düşündüm. Kanı temizleyince bir şey göremedim. Bir havlu aldım kanı temizlerken orada kocaman bir delik olduğunu gördüm. Ben o deliği görünce hayatım durdu diyebilirim. Böyle bir şeyi beynim ve vücudum kabul edemedi. Başka bir yerden, hiç bilmediğimiz bir yerden, ben bunu kaldıramadım. Başka bir yerden nereden geldiği belli olmayan bir yerden bir kurşun geldi ve benim çocuğumun sırtına saplandı” dedi.

BÜYÜK BİR TRAVMA
Naz Aydınlısoy, “Karan’la ben arkada oturdum. Eşim arabayı kullandı ve biz yola doğru çok hızlı bir şekilde hastaneye doğru gittik. Tabii Karan arkada ben bir taraftan Karan’ın sırtına tampon yaparken bir taraftan Karan’ın bilincinin kapanmaması için çalışıyordum. Kapanırsa bilinci Karan bir daha uyanamaz diye korkuyordum ve ilk müdahalenin ardından sonra kurşun Karan’ın sırtından girip kemiğini parçalaması ve oradan da kalbinin hayati bölgelerinden geçip akciğere saplandığını öğreniyoruz. Han olayı gördü, Karan bunu yaşadı ama Han bunu gözüyle gördü. Kanları gördü ve devamlı da anlatıyor. Benim kardeşim silahla vurdular, havuz kan içinde oldu. Karan’ın da hep sürekli söylediği şey, “Anne ben hırsız mıydım? Ben kötü müydüm ki bana birisi silahla ateş etti diyor. Ben bunu nasıl açıklayacağım bilmiyorum. Çünkü biz hep polislerde silah olur bizi korumak için diye anlattık. Ama maalesef farklı bir durumla oğlumuzla biz yaşıyoruz. Üzüldüğüm nokta da bunu bir başka annenin yetiştiremediği, anlatamadığı çocuğu bize bunu yaptı. Ben çocuklarımı her şeyiyle iki tane çocuk erkek ya da kız hiç fark etmiyor. Yetiştirmeye çalışırken başka bir anne veya babanın yetiştiremediği çocuğunun cezasını çekiyor ve annesinin de babasının da bu konuda gerekli cezasını almasını istiyoruz. Yaşadığımız fiziken ve psikolojik olarak yaşadığımız durumu ne zaman atlatabiliriz hiç bilmiyorum. Evde yatarken bile anne birisi gelip bize silahla ateş eder mi diyorlar. Büyük bir travma. Bunlar çocuktur unuturlar bilmiyorum ama şu an biz bunu yaşıyoruz. Önümüzde çok riskli hayati bir ameliyat var. Hukuken ve tıbben ne gerekiyorsa yapacağız. Söylenen görüşlerde de hepsi çok riskli bir noktada duruyor kursunu ve acilen ameliyatlar ameliyat olması riski, olmaması daha riski. Kafamız karışık. Ben çocuğumu ameliyat odasına gönderdiğimde nasıl nefes alacağım onu düşünüyorum. Nasıl onu orada yalnız bırakacağım onu düşünüyorum. Umarım en azından ameliyatınız iyi geçer. Çok üzgünüm. Canım yandı. Bir annenin bence en canı yanacağı yer bence evladından canı yanar. Keşke o an ben orada ona kalkan olsaydım da o kurşun bana geçmiş olsaydı. Yavruma gerçekten gelmesi çok canım yakıyor” ifadelerini kullandı.
HAVALI BİR TÜFEK SESİ GİBİ ÇOK ŞİDDETLİ BİR SES
Cenk Aydınlısoy “Çocuklar havuza girmişti ama biz tabii ki daha önce orada olduğumuzda o ses vardı. Ama biz tam olarak o sesin nereden geldiğini bilmiyorduk. O ses vardı. Hatta ben ev sahibine sormuştum. Bu ses nereden geliyor. Havalı bir tüfek sesi gibi. Çok şiddetli bir ses. O da bunu bilmediğini söyledi. Sonra çocuklar havuza girdiler. Orada bir yerden tüfek sesi geldi. Oradaki ev sahibine sordum. Dedi ki bunun nerden geldiğini bilmiyorum ama ikimizde bu sesin havalı tüfek sesi olduğuna emindik. Daha sonra çocuklar havuca girdiler. Biz çocuklarımızı gözümüzden sakınan insanlarız. Çocuklara bakarken sohbet ediyorduk. Hiç gözümüzden ayırmıyorduk. O sırada çok şiddetli bir şekilde üç el silah sesi geldi. Bir baktım Karan’ın arkasından kan fışkırıyor. O anı gördüm. O zaman anladım. Hiçbir şekilde vurulma dışında kan öyle akmaz.” dedi.
ÖZÜR DİLEDİLER AMA BÖYLE BİR ŞEYİN NE ÖZRÜ OLUR NE GEÇMİŞ OLSUNU OLUR
Cenk Aydınlısoy, “Yapılan soruşturmaya göre bu mermi nereden geliyor. Yandaki villada oturan 17 yaşındaki şahıs babasının ruhsatlı profesyonel dürbünlü havalı tüfeğini alıyor ve o gün atış yapıyor. Şu anda Çorlu ceza ceza evinde tutuklu ama tabii ki biz hem ailenin de ceza almasını istiyoruz. Çünkü böyle bir silah ailenin sorumluluğunda olmalı, bunu eve koydularsa saklamaları lazım. Onun eline geçmemesi lazım. En ağır cezayı hem anne babasının hem de bu şahsın almasını istiyoruz. Taburcu olsa da şu anda tabii ki oranın iyileşmesini beklediler. Çünkü bu mermi, kaburgasını kırdı, akciğerini parçaladı ve kalbe çok yakın bir noktada durdu. Bu sebeple şimdi doktorlar kalbin büyümesi gerektiği için, sonuçta 5 yaşında bir çocuk, bunun alınmasının şart olduğunu söylediler. Şimdi 3 hafta içerisinde çok önemli bir ameliyat planlıyorlar, hayati risk olan bir ameliyat. Umut ediyoruz ki bu ameliyattan da sağ salim çıkacaktır. Onlar geçmek istediler, özür dilediler ama böyle bir şeyin ne özrü olur ne geçmiş olsunu olur. Çünkü bu, onların sorumluluğunda olan bir şey, bu oyuncak değil. Akrabası babası adına konuşmak istedi. Ama ben görüşmedim, avukatla sürecimiz devam ediyor. Bundan sonra yasalar ön planda ve avukatlar sadece konuşabilir, biz hiçbir özrü kabul etmiyoruz” diye konuştu.

Acıpayam’da Takla Atan Otomobilde Baba Öldü, Kızı Yaralandı
1
Gümüşhane’de traktör tamiri sırasında ölüm
110 kez okundu
2
Ataşehir’in Güven Kapısı Revizyon Garaj ile Otomotivde Kusursuz Hizmet Dönemi
77 kez okundu
3
SPOR
76 kez okundu
4
Burkina Faso Sağlık Bakanı Kargougou, Türk hekimler için resepsiyon düzenledi
47 kez okundu
5
Üsküdar Belediyesi operasyonunun detayları! Kriptolu sistem kurmuşlar
39 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.