Kara para aklama, dolandırıcılık ve suç örgütü kurma suçlamalarıyla tutuklanan Alihan Kuriş’in soruşturma kapsamında verdiği ifade ortaya çıktı. Hakkındaki suçlamaları tamamen reddeden Kuriş, iletişim yöntemleri, mal varlığı ve soruşturmada adı geçen diğer kişilerle olan ilişkisine dair açıklamalarda bulundu.
A Haber’de yer alan habere göre Şahsi bir cep telefonu hattının bulunmadığını ifade eden ve iletişimini aile üyelerinin telefonları üzerinden kurduğunu belirten Kuriş, ifadesinde şu sözlere yer verdi:

“Benim adıma kayıtlı herhangi bir GSM hattı yoktur. Ulaşım için genellikle ofis hattını kullanırım ancak onu da şu an net hatırlamıyorum.”

Kuriş, soruşturmada ismi geçen Ayakkabı Dünyası’nın sahibi Mehmet Akbacakoğlu’nu yüzeysel tanıdığını savundu. Aralarında bir ticari ilişki olmadığını belirten Kuriş, “Kendisinin ayakkabı dükkanından iki kez ayakkabı aldım, oradan tanırım. Bunun dışında hiçbir ticari ilişkim yoktur.” dedi.

Soruşturmada adı geçen Mehmet Bozpınar, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar ve Nezih Murat Büyükgöze’yi tanıyıp tanımadığı yönündeki soruları da yanıtlayan Kuriş, bu kişilerle ticari ilişkisi bulunmadığını belirterek, Nezih Murat Büyükgöze için “Hocaefendidir, sosyal çevremden tanırım.” şeklinde ifade verdi.
Aylık gelirinin 380 bin lira olduğunu beyan eden Kuriş, ikametinde ele geçirilen altın ve ziynet eşyalarının kaynağını ise “düğün takısı ve aile birikimi” olarak açıkladı.

Suç örgütü liderliği, kara para aklama ve dolandırıcılık gibi yöneltilen tüm suçlamaları reddeden Alihan Kuriş, ifadesini kendini tanıtarak ve iddialara karşı çıkarak şu sözlerle tamamladı:
“Ben Alihan Kuriş, dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever. Kimseye emir ve talimat vermedim.”
Diyarbakır temasları sırasında operasyona ilişkin çok önemli bilgiler paylaşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, örgütün iletişim yöntemlerini kamuoyuna duyurdu. Alihan Kuriş’in 2016 yılında yapının başına geçmesiyle birlikte büyük para ve mal varlığı hareketleri yaşandığını belirten Çiftçi, tıpkı FETÖ’nün ByLock’u gibi bu yapının da üst yönetim düzeyinde “Glooper” isimli gizli bir yazılım kullandığını ifade etti. Çiftçi’nin açıklamalarına göre, örgüt yöneticileri bu özel uygulamaya ancak üç kademeli yüksek güvenlikli bir doğrulama sistemiyle giriş yapabiliyor.
Bakan Çiftçi’nin açıklamalarında öne çıkan bir diğer kritik detay ise örgütün yurt dışı planlamaları oldu. Örgütün Almanya’nın Köln şehrinde 70 milyon euro değerinde devasa bir genel merkez inşa ettiğini vurgulayan Çiftçi, tesisin tamamlanmasıyla birlikte tüm faaliyetlerin oraya kaydırılmasının planlandığını aktardı. Bu hareketliliğin devlet tarafından öteden beri dikkatle izlendiğini ifade eden Çiftçi, yürütülen operasyonun dindarlara veya dini cemaatlere değil, tamamen çıkar odaklı bir suç yapılanmasına yönelik olduğunun altını çizdi. NTV Muhabiri Mustafa Berber de yayında aktardığı detaylarda, dosyanın sosyal veya dini bir faaliyete değil, örgütlü mali suçlara ve hiyerarşik yapıya odaklandığını teyit etti.
Soruşturma dosyasında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan çarpıcı analizler de yer alıyor. İddialara göre, örgütle bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar liranın üzerinde devasa bir meblağ yurt dışına transfer edildi. Para trafiğinde İsrail bağlantılı hareketlerin de bulunduğuna dair iddiaların soruşturma kapsamında titizlikle araştırıldığı ifade ediliyor. Sermaye yapıları ve nakit hareketleri arasındaki olağan dışı ilişkilerin suç gelirleriyle bağlantısı, yürütülecek adli incelemelerle netleştirilecek. Şüphelilere yolsuzluk, kara para aklama ve milyarlarca liralık usulsüzlük suçlamaları yöneltiliyor.


Ankara merkezli 17 ilde 123 adrese düzenlenen operasyonlarda örgütün finansal ve lojistik gücü de gözler önüne serildi. Arama yapılan adreslerin 80’inin 33 farklı şirkete ait olduğu belirlendi. Firari durumdaki Hilmi Tuna Kuriş’e yönelik tek bir adreste yapılan aramada, piyasa değeri 1,34 milyar lirayı bulan 200 kilogram ağırlığında kaynağı belirsiz külçe altın ele geçirildi. Ayrıca diğer adreslerde yapılan aramalarda bir evde 20 adet ruhsatsız silah ile farklı noktalarda yüksek miktarda döviz cinsi nakit paraya el konuldu.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 38 şüpheliden, aralarında örgüt lideri Alihan Kuriş’in de bulunduğu 32 kişi mahkeme kararıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hakimlik, altı şüpheli hakkında ise ev hapsi kararı verdi. Ev hapsine çarptırılan isimler arasında eski Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyesi Ahmet Gökcen’in de yer alması dikkat çekti.
Tutuklanarak cezaevine gönderilen diğer isimlerin ise Fahri Candemir, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar, Şeref Toprak, Mehmet Hilmi Molla, Nezih Murat Büyükgöze, Metin Güer, Hilmi Şenol, Süleyman Hilmi Dinç, Yunus Aslan, Muharrem Hilmi Akbulut, Mehmet Aksu, Muhammed Dağ, Mehmet Bozpınar, Mehmet Akbacakoğlu, Ahmet Şimşek, Abdulkerim Emrah, İsa Çardak, Cevat Bağcı, Zeki Altınel, Hüseyin Türker, Mehmet Kurban, Mehmet Tekin, Mustafa Gökduman, Hamza Deniz, Kazım Per, Ahmet Uğur Pakcan, Rıdvan Erdal, Zübeyr Özcan, Hayrullah Uusl ve Muhammet Karaköse olduğu açıklandı. Ahmet Gökcen ile birlikte ev hapsi alan diğer isimlerin ise Yusuf Büyükgöze, Ömer Yılmaz, Ahmet Efe, Selman Süleyman Keşkekçi ve İsmail Hakkı Akgün olduğu belirtildi.

Bozcaada’da kayıp dalgıç için 5. gün
1
Ataşehir’in Güven Kapısı Revizyon Garaj ile Otomotivde Kusursuz Hizmet Dönemi
86 kez okundu
2
ANFİDAP’tan Filistin Konvoyu’na Destek Protestosu
46 kez okundu
3
Jinshi İlçesi Biyolojik Üretimle Ekonomiye İvme Kazandırıyor
38 kez okundu
4
Anız Yangınlarıyla Mücadelede Diyarbakır, Batman ve Mardin’de Azalma
37 kez okundu
5
Mabel Matiz’e ‘Ha Leylim’ klibi için müstehcenlik soruşturması
20 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.