30 Temmuz 2026 Perşembe
(TBMM) – TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanan Yükseköğretim Kanunu Teklifi’nin ilk maddesi, yabancı uyruklu uzmanlık öğrencilerine döner sermaye ek ödemesi yapılmasını öngören düzenlemenin tekliften çıkarılmasıyla kabul edildi. Teklifin görüşmelerinde muhalefet milletvekilleri, YÖK’ün yapısı, öğrenci affı, üniversitelerde akademik özgürlük, yükseköğretimin niteliği ile tez ve diploma sahteciliği iddialarını gündeme taşıdı. İyi Parti Aksaray Milletvekili Turan Yaldır, “Göreve geldiğiniz 2002 yılından bu yana üniversite sayısını 78’den 208’e çıkardınız. Gençlerimize en büyük kötülüğü eğitim politikanızla yaptınız” ifadesini kullandı.
Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu’nda, üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere yeniden öğrenim hakkı tanıyan “öğrenci affı” düzenlemesini de içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri başladı. Teklifin görüşmeleri sırasında, yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi görenlere döner sermaye ek ödemesi yapılmasını öngören birinci madde, teklif metninden çıkarıldı.
“YÖK’ÜN BAŞTAN SONA ORTADAN KALDIRILMASI GEREKİYOR”
Kanun teklifinin 2’nci maddesi üzerine söz alan CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, YÖK’e ilişkin eleştirilerini sıraladı. “YÖK’ün herkes için zararlı bir kurum olduğunu” görüşünü dile getiren Berberoğlu, şöyle konuştu:
“YÖK, AKP’nin kurduğu bir kurum değil; 12 Eylül darbesinin bir ürünü ve icadıdır. Yani sadece KHK’larla insanların işsiz bırakıldığı, hocaların görevden atıldığı bir kurumun icraatından bahsetmiyoruz. Geçmişe doğru gidersek, sakalı nedeniyle hocalıktan atılan Emre Kongar’ı hatırlıyorum. Meslek liselileri ve imam hatiplilerin üniversiteye girmesini katsayı uygulamasıyla engelleyen, bu nedenle meslek liselerini cezalandırmakta sakınca görmeyen bir YÖK’ten bahsediyorum. Bugün belli bir mahalleye yönelik verdiği zarar azalmış diye YÖK’ün temize çıkarılmasına ve yeniden karşımıza çıkarılmasına karşıyım. Bu kurumun baştan sona ortadan kaldırılması gerekir. Öyle böyle değil. Son olarak, öğrenci affına ilişkin bir ayrıntıya dikkatinizi çekmek istiyorum. Bakın, son öğrenci affı 2022’de çıktı. O zaman da bugünküne benzer kısıtlamalar vardı. En önemlisi de daha önce aftan yararlanmamış olma şartıydı. Ancak 2022’den bu yana 2023 depremini, iktidarın ifadesiyle ‘asrın felaketi’ni yaşadık. O dönemde şu ya da bu nedenle eğitimine ara vermek zorunda kalan öğrenciler, bu madde nedeniyle ikinci kez mağdur edilirse bunun vebali hepimizin üzerinde kalır”
“GENÇLERE EN BÜYÜK KÖTÜLÜĞÜ EĞİTİM POLİTİKANIZLA YAPTINIZ”
İYİ Parti Aksaray Milletvekili Turan Yaldır ise hükümetin yükseköğretim politikalarını eleştirdi. Özel üniversite ücretlerinin dünyanın en köklü üniversiteleriyle yarışır seviyeye ulaştığını belirten Yaldır, ailelerin çocuklarını okutabilmek için büyük fedakarlık yaptığını söyledi. Yaldır, “Göreve geldiğiniz 2002 yılından bu yana üniversite sayısını 78’den 208’e çıkardınız. Gençlerimize en büyük kötülüğü eğitim politikanızla yaptınız. Plansız şekilde açtığınız tabela üniversiteleri ve nitelikten uzak birçok yükseköğretim kurumu ile işsizler ordusuna binlerce yeni nefer eklediniz” dedi.
Genç nüfusun doğru yönlendirilmediğini savunan Yaldır, gelişmiş ülkelerin genç nüfusa sahip olamamanın sıkıntısını yaşadığını, Türkiye’nin ise bu avantajı değerlendiremediğini belirtti. Yaldır, “Okumaya yatkın olanlar üniversiteye, mesleğe yatkın olanlar ise modern meslek liselerine yönlendirilmeliydi. Bu öngörüsüzlük nedeniyle pırlanta gibi gençlerimizin geleceği heba edilmemeliydi” ifadelerini kullandı.
“ÖĞRENCİLERİMİZ ÖZGÜRCE KONUŞAMIYOR ÇÜNKÜ TUTUKLUYORSUNUZ”
CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, üniversitelerde akademik özgürlüğün kısıtlandığını öne sürdü. Birçok üniversitede profesör bulunmadığını ve öğrencilerin nitelikli eğitim alamadığını savunan Yıldız, “Bugün üniversitelerin çoğunda profesör yok. Öğrencilerimiz Türkiye’yi tartışamıyorlar. Her şeyi yasakladınız. Özgürce konuşamıyorlar çünkü tutukluyorsunuz” dedi. Üniversitelerde akademisyenlerin baskı altında olduğunu iddia eden Yıldız, “Eğer üniversitelerde özgürce konuşulamıyorsa, hocalar, profesörler ve eğitimciler baskı altındaysa burada bilim de üretemezsiniz, teknoloji de üretemezsiniz. Bu üniversitelerden mezun olan gençlerimizin hiçbiri de memnun değil” diye konuştu.
“PEK ÇOK AKADEMİSYEN YILLARCA SOSYAL TECRİTE MAHKUM EDİLDİ”
DEM Parti Van Milletvekili Zülküf Uçar, akademik özgürlüklerin kısıtlandığını ve Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) üniversiteler üzerindeki etkisini eleştirdi. “Barış Akademisyenleri” bildirisini imzalayan akademisyenlerin ihraç edildiğini belirten Uçar, “KHK zulmünün bir ayağı olarak Barış Akademisyenleri bunun en açık örneklerinden biridir. ‘Bu suça ortak olmayacağız’ bildirisini imzalayan yüzlerce akademisyen hakkında disiplin soruşturmaları açıldı. Yüzlercesi ihraç edildi. Pek çok akademisyen yıllarca ekonomik ve sosyal tecride mahkum edildi” dedi.
Anayasa Mahkemesi’nin ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin karar verdiğini hatırlatan Uçar, “Anayasa Mahkemesi sonradan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiş olsa da bu karar istisnalar dışında uygulanmadı. Halen akademisyenleri hedef alan ve üniversitelere geri dönüşlerini engelleyen bir anlayış hakim. Bugün elimizdeki teklif de bu anlayışı sürdürüyor” ifadelerini kullandı.
Akademik özgürlüğün önündeki bir diğer engelin üniversitelerdeki merkezi yönetim anlayışı olduğunu savunan Uçar, “YÖK, 12 Eylül faşizminin damgasını taşıyan bir kurumdur. Üniversiteler üzerinde bir tahakküm aygıtı olarak çalışmaktadır. YÖK aracılığıyla üniversiteler üzerinde kurulan merkeziyetçi tahakküm, bugün özgür araştırma ve bilimsel çalışmaların önündeki başlıca engellerden biridir” diye konuştu.
“PARA KARŞILIĞI TEZ YAZANLARA ULAŞMAK MÜMKÜN”
Yeni Parti İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın, yükseköğretimde tez ticareti ve sahte diploma iddialarını gündeme getirdi. İnternette para karşılığında tez yazımı hizmeti sunan çok sayıda şirkete hala kolaylıkla ulaşılabildiğini belirten Taşkın, “Basit bir internet taraması yaptım. Hiçbir şey değişmemiş. Para karşılığında yüksek lisans ve doktora tezi yazan şirketlere ya da tez yazımında ‘destek’ vadeden yüzlerce tez danışmanlık merkezine hala ulaşmak mümkün. Piyasada tez ya da makale yazmanın fiyatları bile belli” dedi.
Sorunun görüldüğünden daha büyük olduğunu savunarak, “Bugün siyasette ve bürokraside etkin konumda olan pek çok kişinin tez, makale ve bilimsel eserlerinin başkalarına yazdırıldığı neredeyse herkesin bildiği bir sırdır. Son yıllarda hiç olmadığı kadar sahte diploma, sahte yayın ve sahte doçentlik olayları yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
Taşkın, son iki yılda iki akademisyenin doçentlik unvanının sahtecilik nedeniyle geri alındığını belirterek, lise diplomalarında da sahtecilik tespit edildiğini söyledi. Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu’nun 2016-2020 dönemine ilişkin incelemelerinde 491 sahte lise diplomasının tespit edildiğini ifade eden Taşkın, bu diplomalarla yabancı öğrenci kontenjanından Türkiye’deki üniversitelere kayıt yaptırıldığını, bunlardan 204’ünün hukuk, 80’inin ise tıp fakültelerine yerleştiğini kaydetti.
VAKIF ÜNİVERSİTELERİNE İLİŞKİN DÜZENLEMEDE DEĞİŞİKLİK
Kanun teklifinin 9’uncu maddesine ilişkin AK Parti milletvekilleri değişiklik önergesi verdi. Kabul edilen önergeyle, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 11’inci maddesinde değişiklik öngören düzenlemenin, değiştirilen ikinci fıkrasının (c) bendinin teklif metninden çıkarılması ve diğer bentlerin buna göre teselsül ettirilmesi kararlaştırıldı. Önergeye ilişkin gerekçede, “Vakıf yükseköğretim kurumunun mütevelli heyeti veya kurucu vakfında üye olarak bulunan kişilerin başka vakıf yükseköğretim kurumunun mütevelli heyetinde veya kurucu vakfında üye olması yaptırım uygulanmasını gerektiren hallerin kapsamı dışına çıkarılmaktadır” denildi.
Kanun teklifinin 1 ila 14’üncü maddelerinin kabul edilmesinin ardından, 15 – 27’nci maddeleri kapsayan ikinci bölüme geçildi. İkinci bölüm üzerine milletvekillerinin kürsü konuşmalarının tamamlanmasının ardından da Genel Kurul, 30 Temmuz Perşembe günü saat 14.00’te kalan maddeleri görüşmek üzere kapandı.
ÇATAK MAHALLESİ’NDE EV YANDI
Tarım Ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın büyük ölçüde kontrol altına alındığını açıkladığı Muğla’nın Seydikemer ilçesindeki orman yangınında Çatak Mahallesi’nde bulunan bir evin akşam saatlerinde alevlere teslim olduğu öğrenildi. Yangında evde büyük çapta hasar meydana geldi. Ev sahipleri ile çevredeki vatandaşlar, alevlerin ahıra ulaşması üzerine içeride bulunan hayvanları kurtarmak için seferber oldu. Hayvanlar güvenli alana tahliye edilirken, park halindeki bir traktör ile kasasında bulunan saman balyaların yandığı belirtildi.
Fırat AKAY-Cavit AKGÜN/MUĞLA,
Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Edremit- Altınoluk ile Gömeç ilçelerindeki orman yangınlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.
Ayvalık ilçesi Çamoba ve Tıfıllar mahalleleri kırsalında devam eden orman yangını alanlarında incelemelerde bulunan Vali İsmail Ustaoğlu, yürütülen söndürme çalışmaları hakkında bilgi aldı.
Ustaoğlu, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, ormanlık alanda başlayan yangınlarla ilgili vatandaşlara “geçmiş olsun” dileklerini iletti.
Edremit-Altınoluk ve Gömeç’te dün öğle saatlerinde yangın başladığını hatırlatan Ustaoğlu, yangınlara 6 uçak, 5 helikopter, 30 arazöz, 16 itfaiye, su tankerleri ve toplam 658 personelle müdahale edildiğini belirtti.
Altınoluk’taki yangının enerjisinin düştüğünü ifade eden Ustaoğlu, gece olması münasebetiyle hava unsurlarının müdahalede bulunamadığını, sabah gün ağarmasıyla birlikte havadan müdahalenin devam edeceğini bildirdi.
Yangınla ilgili gerekli müdahalelerin köylerde yapıldığını dile getiren Vali Ustaoğlu, Gömeç’te başlayan ve kırsalda devam eden yangının Ayvalık ilçesine bağlı Tıfıllar Mahallesi’ne sirayet etmemesi için itfaiye araçları ve arazözlerle gerekli tedbirlerin alındığını kaydetti.
Ustaoğlu, yangınla mücadelenin tüm kamu kurum ve kuruluşları ve vatandaşların desteğiyle devam ettiğini sözlerine ekledi.
Kavurucu sıcaklarla birlikte Türkiye’nin pek çok noktasında çıkan orman yangınlarıyla mücadele aralıksız sürüyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı; Yalova, Kütahya ve Çanakkale’deki yangınların tamamen kontrol altına alındığını açıkladı. Muğla, Antalya, Balıkesir ve Çanakkale Ayvacık’taki yangınlar büyük ölçüde kontrol altına alınırken, Antalya Alanya’daki yangına ise havadan ve karadan müdahale devam ediyor.

Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkmasıyla birlikte yurdun dört bir yanında eş zamanlı orman yangınları baş gösterdi.
Muğla’nın Seydikemer ilçesinde saatlerdir süren ve yerleşim yerlerini tehdit eden yangın nedeniyle Seydikemer Devlet Hastanesi tedbir amacıyla tahliye edilirken, Antalya-Seydikemer karayolu güvenlik gerekçesiyle çift yönlü olarak ulaşıma kapatıldı.

Alevlerin havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına alınmaya çalışıldığı Antalya’nın Kaş ve Kumluca ilçelerinde bazı evler zarar gördü. Balıkesir ve Çanakkale’nin Ayvacık ilçesindeki yangınları söndürmek için de ekiplerin zamanla yarışı aralıksız sürdü.
Yangınlardaki son duruma ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Yeşil Vatan’ı korumak için ülkemizin dört bir yanında mücadelemiz kararlılıkla sürüyor” ifadelerini kullandı.

Bakan Yumaklı, yürütülen yoğun çalışmalar neticesinde tamamen kontrol altına alınan bölgeleri şöyle sıraladı:
Yalova: Armutlu
Kütahya: Domaniç ve Altıntaş
Çanakkale: Merkez İlçe

Ekiplerin kararlı müdahalesiyle büyük ölçüde kontrol altına alınan yangın alanları ise şunlar oldu:
Muğla: Seydikemer
Antalya: Kaş ve Kumluca
Balıkesir: Edremit, Altınoluk ve Gömeç
Çanakkale: Ayvacık

Açıklamasında Antalya’nın Alanya ilçesindeki yangına müdahalenin aralıksız devam ettiğini vurgulayan Bakan Yumaklı, vatandaşlara da kritik bir uyarıda bulundu:
“Antalya / Alanya’daki yangına orman kahramanlarımızın müdahalesi aralıksız devam ediyor. Ekiplerimiz Yeşil Vatan için gece gündüz demeden görev başında. Sen de yeni yangınlara sebep olma.”




ÇATALCA’da cankurtaranların kullandığı barakada yangın çıktı. Barakadaki alevler itfaiyenin müdahalesi ile söndürüldü.
Yangın, saat 20.00 sıralarında Yalıköy Plajı’nda bulunan barakada çıktı. Cankurtaranlar tarafından kullanıldığı öğrenilen barakada henüz belirlenemeyen bir nedenle alevler yükseldi. Çevredekiler alevlere müdahale etmeye çalışsa da yangın kısa sürede büyüdü. Haber verilmesi üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek kısa sürede söndürdü. Yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.