02 Kasım 2026 Pazartesi
Erzurum Valisi Aydın Baruş, engelli Yusuf Talha Gündüzhev’i, şehit polis Orhan Dilekçi’nin ailesini ve gazi Yaşar Arslan’ı ziyaret etti.
Valiliğin sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamaya göre, Vali Baruş, kentte bazı ziyaretlerde bulundu.
Vali Baruş, engelli Yusuf Talha Gündüzhev’i ziyaret ederek aileyle görüştü, 22 yaşındaki gencin sağlık durumu hakkında bilgi aldı.
Şehit polis memuru Orhan Dilekçi’nin ailesini ziyaret eden Baruş, şehitlerin hatıralarının yaşatılmasının önemine dikkati çekti.
Vali Baruş, gazi Yaşar Arslan’ı da evinde ziyaret ederek kendisiyle sohbet etti.
Ziyaretlerde Vali Baruş’a, Palandöken Kaymakamı Yunus Kızılgüneş, İl Emniyet Müdürü Mahmut Ay ve Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürü Hasan Aykut da eşlik etti.

Edinilen bilgiye göre, Ekinözü ilçesinde suya düştüğü bildirilen 16 yaşındaki gencin bulunması için ekipler tarafından çalışma başlatıldı. AFAD, jandarma, sağlık ve itfaiye ekiplerinin koordineli çalışmaları sonucunda gencin cansız bedenine ulaşıldı.
Sudan çıkarılan gencin naaşı, gerekli işlemlerin yapılması amacıyla sağlık ekiplerine teslim edildi.
Haber: Muhammet Özer
Bursa’da metroda unutulan ve içerisinde pasaport ile döviz bulunan çanta, temizlik görevlisinin dikkati sayesinde sahibine ulaştırıldı. Endonezya uyruklu üniversite öğrencisi Rahmawati Kualika Foebiannitra, ülkesine yapacağı uçuşa bir gün kala pasaportuna ve eşyalarına kavuştu. Genç kadının çantasını teslim alırken sevinçten secdeye kapandığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı.
Endonezyalı üniversite öğrencisi Rahmawati Kualika Foebiannitra, 29 Ekim’de Acemler Metro İstasyonu’nda aktarma yapmak için vagondan indiği sırada içerisinde pasaportu, bir miktar döviz ve kişisel eşyalarının bulunduğu sırt çantasını oturduğu yerde unuttu. Gece saatlerinde temizlik işlemleri için Odunluk Mahallesi’nde bulunan BursaRay İşletme ve Bakım Müdürlüğü’ne çekilen vagonda temizlik yapan görevli İsmail Ertürk, çantayı fark etti. Çantayı bulan Ertürk, durumu şefine bildirerek gerekli işlemlerin yapılmasını sağladı. Tutanakla teslim alınan çanta, kayıp eşya bürosuna götürüldü. Bunun üzerine BURULAŞ Kişiselleştirme Birimi görevlileri, güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyerek çantanın sahibini ve seyahat güzergahını tespit etti. Yapılan çalışmaların ardından öğrenciye ulaşılarak çantasının bulunduğu bildirildi.
Uçuşundan bir gün önce pasaportuna kavuştu
Endonezyalı öğrenci Rahmawati Kualika Foebiannitra, Osmangazi ilçesinde bulunan kayıp eşya bürosuna davet edildi. Kimlik tespitinin yapılması ve çantadaki eşyaların kendisine ait olduğunun doğrulanmasının ardından çanta genç kadına teslim edildi. İki gün sonra Endonezya’ya uçacağı öğrenilen Foebiannitra’nın, ülkesine dönüşünden bir gün önce pasaportuna kavuşması büyük mutluluk yaşattı. Çantasını teslim alan genç kadın, sevinç ve heyecanına hakim olamayarak secdeye kapandı.
Sevinçten secdeye yattı, o anlar güvenlik kamerasında
Öğrencinin çantasına kavuştuğu sırada yaşadığı büyük sevinç, güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, eşyalarını teslim alan genç kadının secdeye kapandığı, görevlilerin ise heyecanlanan öğrenciyi sakinleştirmeye çalışarak kendisine su ikram ettiği görüldü.
Haber: Uğur İSTANBULLU
(ARTVİN) – Artvin 78’liler Derneği, 1992’den beri tutuklu bulunan Artvinli Sevgi Saymaz’ın tahliye edilmesini istedi. Dernek adına konuşan avukat Bedrettin Kalın, Saymaz’ın şartlı tahliye ihtimalinin, “hukuksuz disiplin cezaları” nedeniyle ortadan kaldırıldığını ifade ederek, “Süreli hapis cezalarında kapalı hapishanede kalınacak en fazla süre 30 yıl olmasına rağmen Terörle Mücadele Kanunu kapsamında bu üst sınır ortadan kaldırılıyor” dedi.
Artvin’in Şavşat ilçesinden olan ve 1992 yılında cezaevine giren Sevgi Saymaz’ın, uzun süredir cezaevinde tutulmasına ilişkin Artvin 78’liler Derneği tarafından açıklama yapıldı. Dernek lokalindeki açıklamayı avukat Bedrettin Kalın okudu.
Kalın, Kandıra 1 Nolu cezaevinde bulunan Sevgi Saymaz’ın “35 yılını” cezaevinde geçirdiğini, buna rağmen tahliye edilmediğini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Hukuksuz disiplin cezaları ile şartlı tahliye ihtimali ortadan kaldırılıyor. Yani infazlar yakılıyor. Bu olmaz ise idare gözlem kurulu kararı ile şartlı tahliye engelleniyor. Gardiyan tutanaklarına dayanılarak asliye ceza mahkemelerinde davalar açılıyor. Mutlaka cezalar veriliyor. Esasen bu davalar adli davalar olup infazı da adli suçlara ilişkin infaz usulü kapsamında olmalı. Ancak tüm cezalar toplanıyor ve tek hükümmüş gibi infaz ediliyor. Ana dosya siyasi olduğu için tüm adli dosyalar siyasi dosyalarla birleştiriliyor. Bu uygulama 7242 sayılı yasaya dayanılarak yapılıyor. Sonuçta sürekli davalar açılıp birleştirildiği için tahliye durumu olmuyor. Ceza hiç bitmiyor. Fiilen bu durumdakiler ömür boyu hapis cezası ile cezalandırılmış oluyor. Süreli hapis cezalarında kapalı hapishanede kalınacak en fazla süre 30 yıl olmasına rağmen Terörle Mücadele Kanunu kapsamında kanuna dayanılarak bu üst sınır ortadan kaldırılıyor. Eşitlik ilkesi de bozuluyor.
Bizler bu en temel insan hakları sorununun çözümü için disiplin cezalarının infaz yakmalarının son bulmasını, bunların zaman aşımına tabi olmasını istiyoruz. Adli dava kararları ile siyasi dava kararlarının içtima edilmemesini, her dosyanın kendi içinde işlem görmesini talep ediyoruz. Bu şekilde siyasi dava hükmü ayrı infaz edilmeli, adli dosyalar lehte olan durumlar kapsamında değerlendirilerek, denetimli serbestlik kapsamında infaz edilerek siyasi tutsaklar için tahliye yolu açılmalıdır. Siyasi hapis cezalarında bir üst sınır olmalı. Eşitlik ilkesi gereği bu sınır 30 yıl olmalıdır. Sevgi Saymaz mevcut yasal mevzuat kapsamında 36 yılı tamamladığında da asliye ceza mahkemesi kararları nedeniyle tahliye olamayacaktır.
Bu konuda yasal düzenleme gerekmekte olup 7242 sayılı yasa değiştirilirse sorun çözülecektir. Çünkü infaz konusunda her hükmün ayrı işlem görmesi zaten ceza infaz kanununda yer almaktadır. Sevgi Saymaz ile aynı durumda olan birçok mahkum halen cezaevindedir. Sevgi Saymaz 36 yıl ceza almış, 1992 tarihinden itibaren hapiste ve en uzun süre cezaevinde kalan kişidir. Hak ederek tahliye tarihi 2028 olmakla birlikte asliye ceza mahkemelerinde verilen 10 yıl hüküm eklendiğinde hak ederek tahliye tarihi 2038 oluyor. Kaldı ki sürmekte olan davalarla bu süre daha da uzayarak yaşam boyu hapse dönüşüyor.
Sevgi Saymaz ve aynı durumda olan bütün siyasi tutsakların özgürlüğü için ve insan haklarının gereği olarak mevzuattaki haksızlıkların düzeltilmesini talep ediyoruz.”
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 124 numaralı çağrı merkezi, vatandaşların kuruma hızlı ve güvenli şekilde ulaşmasını sağlarken, resmi istatistik çalışmalarına ilişkin bilgi, anket ve veri taleplerinin iletilmesinde önemli rol üstleniyor.
TÜİK tarafından yürütülen veri toplama çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen telefon görüşmeleri, kurumun 124 numaralı kurumsal hattı üzerinden yapılıyor. Böylece vatandaşlar, TÜİK’in resmi istatistik çalışmalarına ilişkin bilgilere doğrudan ulaşabiliyor, anket görüşmelerine katılabiliyor ve taleplerini iletebiliyor.
ALO 124 hattı, vatandaşlardan gelen dilek, şikayet, öneri ve geri bildirimlerin alınmasına da imkan tanıyor. Kurum, bu bildirimleri değerlendirerek hizmet kalitesini artırmayı hedefliyor.
Veri toplama çalışmalarında CATI yöntemi kullanılıyor
TÜİK’in 26 Bölge Müdürlüğü bünyesinde yürüttüğü veri toplama faaliyetlerinde Bilgisayar Destekli Telefon Görüşmesi (CATI) yöntemi kullanılıyor.
ALO 124 Çağrı Merkezi aracılığıyla gerçekleştirilen görüşmelerde elde edilen bilgiler doğrudan sisteme aktarılıyor. Bu yöntemle istatistiksel verilerin hızlı, doğru ve tutarlı şekilde derlenmesi amaçlanıyor.
Vatandaşlar tek numaradan TÜİK’e ulaşabiliyor
ALO 124, vatandaşlara tek numara üzerinden TÜİK’e ulaşma, bilgi ve veri taleplerini iletme, dilek, şikayet ve önerilerini paylaşma kolaylığı sunuyor.
Güvenilir istatistiksel veri üretim sürecinin önemli unsurlarından biri olan ALO 124, vatandaşlarla TÜİK arasında doğrudan iletişim kurulmasına katkı sağlıyor.