02 Kasım 2026 Pazartesi
Almanya Dijital Bakanı Wildberger, Federal Meclis üyeleri ve hükümet üyelerinin telefonlarına yönelik siber saldırı girişimini doğruladı. BSI’nın 30 Ekim’deki bilgilendirmesiyle olası etkilenenlere güvenlik önlemleri bildirildi; saldırının boyutu soruşturmayla netleşecek.
Wildberger, ARD televizyonunun başkent stüdyosunun saldırıya ilişkin haberlerinin ardından katıldığı “Bericht aus Berlin” programında açıklamalarda bulundu. Apple’dan alınan bilgilere göre bazı cihazların casus yazılımlarla ele geçirilmiş olabileceğini belirten Wildberger, Federal Bilgi Teknolojisi Güvenliği Dairesinin (BSI) konuyla ilgili hızla harekete geçtiğini ve saldırıdan etkilenmiş olabilecek kişilerin yazılı şekilde bilgilendirildiğini aktardı.
Saldırıdan hangi milletvekillerinin ve hükümet üyelerinin etkilendiğine ilişkin ise henüz resmi açıklama yapılmadı.
Hükümet Sözcüsü Steffen Kornelius, Federal Basın Merkezi’nde yaptığı açıklamada, olayın ve güvenlik uyarılarının hükümet tarafından çok ciddiye alındığını vurguladı. Yetkililerin, saldırının arka planını araştırmak, etkilenmiş olabilecek kişileri bilgilendirmek ve onlara destek sağlamak için yoğun şekilde çalıştığını aktaran Kornelius, koruma önlemleri ile güvenlik analizlerinin geliştirileceğini ve somut sonuçlara ulaşılması halinde kamuoyunun bilgilendirileceğini ifade etti.
Kornelius, saldırıdan hangi hükümet üyelerinin etkilendiği veya Başbakan Friedrich Merz’in telefonunun hedef alınıp alınmadığı yönündeki sorulara ise mevcut soruşturma aşamasında yanıt veremeyeceklerini bildirdi.
İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Sonja Kock, saldırının yalnızca siyasetçileri değil kamuoyunda tanınan kişiler ile özel şahısları da hedef almış olabileceğini belirtti.
Apple’ın bazı kişilere, cihazlarında casus yazılım içeren bir saldırı tespit edildiğine ilişkin tehdit bildirimi gönderdiğini aktaran Kock, söz konusu yazılımın, geçmişte de devlet aktörleri adına belirli kişileri hedef almak için kullanılan ticari bir casus yazılım olduğunu ifade etti.
Kock, mevcut değerlendirmelere göre cihazlara, kullanıcıların herhangi bir müdahalesi olmadan, hatta özel olarak hazırlanmış bir mesajı açmalarına bile gerek kalmadan zararlı yazılım bulaştırılmış olabileceğini kaydetti.
BSI’nın 30 Ekim’de konuyla ilgili bilgilendirme yaptığını ve Federal Meclis üyelerini olası tehlikeye karşı uyardığını aktaran Kock, etkilenen kişilere alınması gereken güvenlik önlemleri hakkında da bilgi verildiğini dile getirdi.
Kock, tehdit bildirimi alanların doğrudan BSI’ya başvurarak danışmanlık ve destek alabileceklerini söyleyerek, saldırının boyutuna ilişkin ayrıntıların ise henüz netleşmediğini ifade etti.
Dijital Dönüşüm ve Devlet Modernizasyonu Bakanlığı Sözcüsü Bastian Pauly de Apple tarafından gönderilen bir tehdit bildiriminin, tek başına cihazda kesin olarak güvenlik ihlali yaşandığını kanıtlamadığını vurguladı.
Pauly, bildirimin “bir güvenlik ihlali veya şüpheli bir durum” tespitine dayandığını ancak saldırının başarılı olup olmadığının ve somut boyutunun devam eden soruşturmalarla ortaya çıkarılacağını söyledi.
Casus yazılımlar, “kullanıcıların bilgisi ve onayı olmadan, cihazlardaki verileri izleyen ve üçüncü taraflara aktaran zararlı programlar” olarak biliniyor.
Siber güvenlikte “sıfır tıklama (zero-click)” olarak adlandırılan bu yöntemde, kullanıcılar cihazlarının hedef alındığından çoğu zaman haberdar olmuyor.
Bu alandaki en bilinen örneklerden biri, İsrailli NSO Group tarafından geliştirilen Pegasus yazılımı.
Söz konusu yazılımlar, bazı durumlarda kullanıcının herhangi bir işlem yapmasına gerek kalmadan cihazlara yüklenebiliyor.
Muğla’nın Bodrum ilçesi açıklarında yüzerek yurt dışına geçmeye çalışan düzensiz göçmen yakalandı.
Sahil Güvenlik Komutanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Bodrum açıklarında görev yapan Sahil Güvenlik Botu, deniz yoluyla yasa dışı geçiş teşebbüsünde bulunan bir kişiyi tespit etti.
Ekipler tarafından denizde yüzerek Yunanistan’a geçmeye çalıştığı belirlenen düzensiz göçmen yakalanarak kıyıya çıkarıldı.
Düzensiz göçmen, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.
Kayseri’nin merkez Kocasinan ilçesinde bir apartmanın bodrum katında çıkan yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü.
Turgut Reis Mahallesi Yeşilyol Sokak’taki bir apartmanın bodrum katında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.
İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Ekipler, apartman sakinlerini tedbir amaçlı dışarı çıkardı.
İtfaiye ekiplerince söndürülen yangın evde hasara neden oldu.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, erken seçim tartışmalarına ilişkin yeni açıklama yaptı. CNN Türk canlı yayınında konuşan Uçum, 16 Nisan 2028 tarihini işaret etti.
Uçum şunları söyledi: “16 Nisan 2028’de seçim yapılmasına karar verilirse bunun sembolik bir değerin olacağını da söyledim. Dolayısıyla sadece Mart ya da Nisan’da olması büyük ölçüde netleşti demedim. Bu spesifik bir tarihtir. Bu seçimle ilgili konu çok net söyleyeyim, siyasi boyutu, olan hukuki boyutu olan, karar boyutu olan bir konu.
Şimdi siyasi boyutu açısından Meclis iradesini kim oluşturuyor. Siyasi partiler. Seçimlerin olağan tarihte bir süre önce yapılması konusunda güçlü bir eğilim görüyorsunuz. İkincisi ve en önemlisi biz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir kez daha aday olmasının Türkiye’nin lehine bir durum olduğunu iddia ediyoruz. Başından itibaren ben bunu 2024 Ekiminden itibaren söylüyorum.
Anayasada var olan o istisnai adaylıktan yararlanıp aday olması lazım nihayetinde. Kendisi karar verir. Eğer Meclis seçimleri yenilenmesi kararı alırsa son kez istisnai olarak görev başındaki Cumhurbaşkanı aday olabilir. Seçimin olağan tarihi 7 Mayıs 2028. Bunu Mart ya da Nisan’a çektiğimizde Cumhurbaşkanımız aday olabiliyor, bu erken değil öne çekilmiş seçim. 360 oya ihtiyaç var. AK Parti, MHP ve CHP’nin son açıklamalarından sonra 371 oya çıkıyor.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu açıkladı. Cumhurbaşkanımızın adaylığını kesecek bir siyaset savunulabilir bir şey değil, 25 yıldır sandıkta yenmek istiyorlar. Cumhurbaşkanı olmasından değil aday olmasından bahsediyoruz. Seçimlerin yenilenmesi kararı gündeme geldiğinde 500 milletvekilinin destek vereceğini düşünüyorum. Hayır demek Erdoğan karşıtlığı anlamına geldir, kimse böyle bir zaafla davranmaz, o zaman sandıkta yarışma. Siyasi olarak Cumhurbaşkanımızın adaylığının kesinleştiğini ancak hukuki olarak Meclis’in karar alması gerekiyor.
Mart ve Nisan diyorum. Meclis pratiklerinde teamül de oluşur. Daha önce bu oluştu. Bu kararı alacak olan Meclis’tir. Meclis bu kararı veriyor, 60 günü izleyen ilk pazar günü seçimler yapılıyor. 16 Nisan diyorum, Başkanlık sistemine geçişin ve referandumun 11. yılı. Meclis yarın bu karar alınıp 60 günü izleyen ilk pazar günü seçim yapılabilir. Ben bu Meclis’in yeni anayasa yapacağına inanıyorum, nasıl Meclis’in yerine geçebilirim? Tam tersine Terörsüz Türkiye sürecinde Meclis’in yaptıklarını olağanüstü buluyorum, bana konuşma diyenlerin de demokratlığını tartışırım, bunu diyecek tek insan Cumhurbaşkanımızdır. Benim kişisel ajandam yok ve kişisel düşüncemi açıklamam.
16 Nisan benim kişisel önerim, Meclis’in yerine geçip bu kararı verdiğimi AK Partili arkadaşlarımız düşünmez. Nihayetinde karar Meclis’indir. 7 Mayıs 2028 tarihinden önce Meclis, herhangi bir tarihinde seçimlerin yenilenme kararını alması gerekir. Bizde kural Cumhurbaşkanı 2 kez görev yapabilir ancak istisnai adaylıkla tekrar Cumhurbaşkanı olabilir, 3’üncüsü son kez adaylık olur. İstisnai adaylık 1 kezdir. 360 çoğunluğa ihtiyacı var, şu an 592 sandalye var. Ben siyasi partilerle anlaşma merci değilim, süreçleri okuyorum. Cumhurbaşkanlığı adaylığı önüne geçecek bir durumu mümkün görmüyorum. 360 psikolojik sınır aşıldığında hiç bir partinin karşıt olacağını düşünmüyorum, kendi lehlerine de bir durumdur. Türkiye demokrasisine katkısı önemlidir bunun, Cumhurbaşkanı aday oldu ve kaybetti. Buna ihtimal vermiyorum ama Türkiye demokrasisine katkı sağlamak istiyorlarsa buna karşı çıkmazlar. Seçmen özgüvenli olmayan siyasi aktörlere pirim vermez.
Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları ile 360 psikolojik sınırı aşıldı, bu demokratik siyasete katkıdır. Bizim toplumumuz Cumhurbaşkanını aday olarak görmek istiyorlar, büyük partilerin de açıklamaları mevcut. Hukuken bu sürecin tamamlanması gerekiyor.”
Avrupa’nın birçok ülkesinde süpermarketlerin soğutma sistemlerine siber saldırı düzenlendi. Bazı marketlerin buzdolapları ve derin dondurucularındaki ısının 50 dereceye kadar çıktığı bildirildi. Çok sayıda ürün bozuldu.Avrupa’nın pek çok ülkesinde süpermarketlerin soğutma sistemlerine bir kez daha siber saldırı düzenlendi.
Saldırganlar Belçika, İsveç, İrlanda, Lüksemburg, Estonya, Finlandiya ve Hollanda’da buzdolaplarının ve derin dondurucuların ısınmasına yol açtı.
Çok sayıda haber ajansı ve çeşitli medya kuruluşlarının aktardığı haberlere göre Belçika’daki süpermarket zincirleri Delhaize, Carrefour ve Spar’ın bazı şubeleri saldırıdan etkilenirken Mons kentindeki Ikea mağazası da saldırıya maruz kaldı. Şirketin açıklamasına göre saldırının mağazadaki etkisi sınırlı düzeyde kaldı. Delhaize süpermarketler zinciri yaklaşık 40 şubesinde “bilişim olayı” yaşandığını duyururken Carrefour 15 şubesinin, Spar ise beş mağazasının etkilendiğini bildirdi.
Belçika’daki saldırının boyutu, şu ana kadarki bilgilere göre Fransa’da geçen ayın ortasında yaşanan benzer saldırıdan belirgin şekilde daha küçük. Fransa’daki saldırıdan yaklaşık 150 mağaza etkilenmişti.
Soğutma teknolojisi şirketi Sabcobel’in açıklamasına göre sistemler uzaktan buz çözme moduna alındı. Sabcobel’in yönetim kurulu başkanı Stephan Moelans, Belçika merkezli haber ajansı Belga’ya yaptığı açıklamada, “Durumu kontrol altına almak için bu gece saat 01.00’den itibaren teknisyenleri seferber etmeye başladık” dedi. Belçika Savcılığı’nın olaya ilişkin soruşturma yürüttüğü bildiriliyor.
“Buzdolaplarında sıcaklık 50 dereceye kadar çıktı”
İsveç’te de süpermarketler soğutma sistemlerinde ani sıcaklık artışı yaşandığını bildirdi. İsveçli süpermarket zinciri ICA’nın basın sorumlusu, İsveç haber ajansı TT’ye yaptığı açıklamada, “Sınırlı sayıda şubemizin gece boyunca mağazaların soğutma ve dondurma sistemlerini etkileyen bir olayın yaşandığını biliyoruz” dedi. Kaç mağazanın etkilendiği sorusuna ise şirket yanıt vermek istemedi.
Sjöbo kasabasında ICA Kvantum süpermarketi, Facebook hesabından yaptığı paylaşımda, buzdolaplarında ve donduruculardaki sıcaklığının 50 dereceye kadar çıktığını, sorunların nedeninin bir bilgisayar korsanı saldırısı olduğunu bildirdi. ICA Grubu ise bu bilgiyi doğrulamadı.
Coop zincirine ait yedi süpermarket de soğutma sistemlerinde sorun yaşadığını duyurdu.
İrlanda’nın kamu televizyonu RTE’nin verdiği bilgiye göre ise bu ülkede 13 süpermarket siber saldırıdan etkilendi. Önlem olarak, etkilenen şubelerde soğutulmuş ve dondurulmuş gıdalar satıştan kaldırıldı. Soğutma teknolojisi şirketi Danfoss’un açıklamasına göre Hollanda’da da en az 17 küçük mağaza saldırının hedefi oldu.
Estonya ve Finlandiya’daki marketlere de saldırıldı
Baltık ülkelerinden Estonya’dan da bir vaka bildirildi. Bir süpermarket ve ilgili soğutma teknolojisi şirketi olayı doğruladı. Buna göre saldırganlar, Danfoss’un yazılımı şimdiye kadar güncellenmemiş eski bir soğutma sisteminin kontrol bilgisayarına erişim sağladı. Finlandiya’da da az sayıda küçük mağazada soğutma sistemlerinde arıza yaşandığı aktarıldı.
Danfoss, Danimarka televizyonuna yaptığı açıklamada müşterileriyle yakın iletişim içinde olduğunu ve durumun üstesinden gelmeleri için onlara destek verdiğini belirtti. Şirket sözcüsü, “Birçok Avrupa ülkesinde bildirilen olayların ürünlerimizi de ilgilendirdiğini doğrulayabiliriz” ifadesini kullandı.
dpa / ET,TY