a

29 Temmuz 2026 Çarşamba

DİĞER YAZARLARIMIZ

Üç Tekerlekli Bisikletten Efsanevi Bir Mirasa Polatlı’nın Lezzet Durağı Köfteci Hüseyin 27

Üç Tekerlekli Bisikletten Efsanevi Bir Mirasa Polatlı’nın Lezzet Durağı Köfteci Hüseyin 27
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ankara’nın tarihi ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan ilçesi Polatlı, gastronomi tutkunları için de son derece özel ve köklü bir hikâyeye ev sahipliği yapıyor. Eti Caddesi üzerinde mütevazı kapılarını aralayan “Köfteci Hüseyin 27”, yalnızca damaklarda iz bırakan lezzetleriyle değil, buram buram emek ve vefa kokan geçmişiyle de bölgenin en değerli simgelerinden biri konumunda bulunuyor. Yıllar önce bir ustanın azmiyle başlayan bu yolculuk, bugün aynı samimiyet ve tutkuyla Polatlı sokaklarını tatlandırmaya devam ediyor.

Geleneksel Türk mutfağının ve esnaf kültürünün en güzel örneklerinden birini sunan işletmenin temelinde, efsanevi Hüseyin Usta’nın yıllar süren alın teri yatıyor. Lezzet yolculuğuna ilk olarak üç tekerlekli bisikletinin arkasında sattığı nefis köftelerle başlayan Hüseyin Usta, kısa sürede Polatlı halkının gönlünde taht kurmayı başarmıştı. Bisikletinin pedallarını çevirirken yaydığı o mis kokular, zamanla tüm ilçeyi sarmış ve sokak lezzetinden bir şehir efsanesine dönüşmüştü. Hüseyin Usta’nın samimiyeti, güler yüzü ve işine duyduğu derin saygı, dükkânın bugünkü sağlam temellerini oluşturan en önemli unsur oldu.

Günümüzde bu kıymetli mirası, Hüseyin Usta’nın kızı Ümmügül Arda gururla ve büyük bir titizlikle yaşatıyor. Babasından devraldığı bayrağı aynı mütevazı mekânda ve aynı ruhla taşıyan Ümmügül Arda, hem geleneksel lezzeti koruyor hem de bir kadın girişimci olarak yerel esnaf kültürüne ilham veriyor. Babasının el lezzetini, ustalığını ve insan ilişkilerindeki içtenliğini özümseyen Arda, Eti Caddesi’ndeki bu sıcak mekânda misafirlerini adeta kendi evlerindeymiş gibi ağırlıyor.

Gastronomi ve hizmet sektörünün hızla endüstriyelleştiği günümüzde, Köfteci Hüseyin 27’yi farklı kılan en temel özellik et kalitesi ve hijyene verilen tavizsiz önemdir. Geleneksel köfteciliğin püf noktalarını modern hijyen standartlarıyla buluşturan işletme, lezzetin sırrının doğru ve kaliteli malzeme seçiminden geçtiğini gayet iyi biliyor. Menüsünde yer alan farklı köfte çeşitleri, her damak tadına hitap edecek şekilde büyük bir ustalıkla hazırlanıyor. Kaliteli etlerin özenle işlenmesi ve tam kıvamında pişirilmesi sayesinde ortaya çıkan lezzet, ilk ısırıkta farkını hissettiriyor.

Müşteri memnuniyetinin son derece yüksek olduğu işletmede, gelen her konuk sadece lezzetli bir yemek yemekle kalmıyor; aynı zamanda kaybolmaya yüz tutmuş gerçek bir esnaf samimiyetini tecrübe ediyor. Güler yüzlü hizmet anlayışı, samimi sohbetler ve içinizi ısıtan atmosfer, burayı sıradan bir restorandan ayırarak müdavimlik yaratan özel bir mekâna dönüştürüyor. İnsanları birbirine gönülden bağlayan bu içten ortam, mekanın Polatlı’da yıllardır değişmeyen bir buluşma noktası olmasını sağlıyor.

Sonuç olarak Köfteci Hüseyin 27, bir babanın dürüstlükle ve emekle başlattığı lezzet yolculuğunun, bir kız evladın vefası ve vizyonuyla nasıl dev bir mirasa dönüştüğünün en canlı kanıtıdır. Eti Caddesi’nden yükselen o efsanevi köfte kokusu, geçmişin hatıralarını geleceğe taşırken; kalite, hijyen ve samimiyetten ödün vermeyen hizmet anlayışıyla Polatlı’nın gastronomi haritasında parlamayı sürdürüyor.

 

Program : Davetsiz Misafir

Editör : Elif Çıtır

Haber : Merve Özdemircan

Görüntü : Ebubekir Çiftçi

Devamını Oku

Yozgat’ta 118 yıllık kulenin saatini 40 yıldır aynı usta kuruyor

Yozgat’ta 118 yıllık kulenin saatini 40 yıldır aynı usta kuruyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

SAİT ÇELİK- Yozgat’ın simgeleri arasında yer alan saat kulesi, 62 yaşındaki elektronik ustası Sinan Katlan’ın 40 yıldır sürdürdüğü bakım ve onarım sayesinde zamanı göstermeye devam ediyor.

Dönemin belediye başkanı Tevfikizade Ahmet Bey tarafından 1908 yılında Şakir Usta’ya inşa ettirilen saat kulesi, yedi katlı yapısıyla kentin en önemli tarihi simgeleri arasında yer alıyor.

Dört cephesindeki saatleriyle Yozgat’ın hafızasında önemli bir yere sahip eser, 118 yıldır zamanı haber veriyor.

Necip Altınok Caddesi’ndeki iş yerinde elektronik cihazları tamir eden Katlan, her perşembe Cumhuriyet Meydanı’ndaki tarihi saat kulesine çıkarak saatin mekanizmasını kuruyor, bakımını ve ayarını yapıyor.

Ömrünü “tik tak” sesine kulak vererek geçirdi

Sinan Katlan, AA muhabirine, saatlere merakının çocukluk yıllarında başladığını, saat kulesinin bakım ve onarımını ise o dönemde kulenin bakımını yapan Halim Usta’dan öğrendiğini söyledi.

Kulenin bakımında farklı ustaların çalıştığını ancak saati 40 yıldır kendisinin kurduğunu anlatan Katlan, “Mevsimler değişti, yıllar geçti, insanlar geldi geçti ama saat kulesi hep aynı yerinde durdu. Ben de ömrümün büyük bölümünü onun tik tak sesine kulak vererek geçirdim.” dedi.

Katlan, saatin hala insanlara zamanı göstermesinin gururunu yaşadığını dile getirerek, “Yaklaşık 40 yıldır saat kulesinin bakımı ve onarımını yapıyorum. Bu saat benim için sadece demir çarktan, mekanizmadan ibaret değil, Yozgat’ın hafızası. Çocukluğumuzda vardı, bugün de var. Nice insanlar bu kulenin gölgesinde buluştu. O yüzden bu saatin çalışması benim için çok önemli.” diye konuştu.

Katlan, tarihi saatin haftalık bakımını aksatmadığını, mekanizmayı düzenli temizleyip yağladığını, kontrollerini yaptıktan sonra kurarak çalışmasını sağladığını belirtti.

Saatin bakımına gücü yettiğince devam edeceğini söyleyen Katlan, “Bir gün ben de bu merdivenleri çıkamayacağım ama arzum yetiştirdiğim bir ustanın çıkıp bu saatin bakımını yapması. O zaman gözüm arkada kalmaz.” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Bilecik’te tarım arazisinde yangın

Bilecik’te tarım arazisinde yangın
0

BEĞENDİM

ABONE OL

BİLECİK’in Pazaryeri ilçesine bağlı Demirköy’de tarım arazisinde yangın çıktı. Ekipler, alevlerin ormana sıçramaması için havadan ve karadan yoğun çalışma yürütüyor.

Pazaryeri ilçesine bağlı Demirköy’de tarım arazisinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine Bursa Orman Bölge Müdürlüğü ile Bilecik Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Bölgede alevlerin ormana sıçramaması için yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor.

Devamını Oku

İstanbul’daki hava kirliliği haziranda geçen yıla göre yüzde 6 azaldı

İstanbul’daki hava kirliliği haziranda geçen yıla göre yüzde 6 azaldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışmada kentteki hava kirliliğinin haziran ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6 azaldığı belirlendi.

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros tarafından İstanbul’da 2025 ve 2026’nın haziran aylarında hava kirliliği oranına ilişkin çalışma yapıldı.

Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonları tarafından kaydedilen havadaki partikül madde (PM10) oranı incelendi.

Buna göre, İstanbul’da haziran ayındaki partikül madde konsantrasyonu ortalaması 26 istasyonda metreküp başına 29,45 mikrogram, geçen yılın aynı ayında ise 31,48 mikrogram olarak belirlendi.

Partiküler madde kaynaklı hava kirliliği geçen yıla göre yüzde 6 azaldı.

Haziran ayında kentte partikül madde hava kirliliğinin en fazla ölçüldüğü istasyon metreküp başına 53,11 mikrogramla “Sultangazi 2” oldu. Bunu sırasıyla metreküp başına 52,94 mikrogramla “Sultangazi 3” ve 51,64 mikrogramla “Sancaktepe” istasyonları takip etti.

Aynı dönemde hava kirliliğinin en düşük ölçüldüğü istasyon, metreküp başına 14,32 mikrogramla “Üsküdar 1” istasyonu oldu. Partikül madde kirliliği “Maslak” istasyonunda 15,64 mikrogram, “Kandilli 1” istasyonunda ise 16,27 mikrogram ölçüldü.

Bu kapsamda, kentteki partikül madde hava kirliliği oranının 17 istasyonda azaldığı, 9 istasyonda ise arttığı tespit edildi.

Hava kirliliği oranının haziran ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla arttığı istasyon yüzde 60,73 ile “Sarıyer”, yüzde 46,83 ile “Sultangazi 2” olarak belirlendi.

Aynı dönemde partikül madde hava kirliliği oranının en fazla azaldığı istasyon yüzde 35,43 ile “Üsküdar 1” oldu. Bunu sırasıyla yüzde 34,88’le “Aksaray” ile yüzde 33,03 ile “Esenler” istasyonları takip etti.

İstanbul’daki istasyonlarda ölçülen hava kirliliği partiküler madde ortalaması şu şekilde:

İstasyonlar2025 haziran µg/m32026 haziran µg/m3

Değişim yüzdesiAksaray43,9828,64-34,88Alibeyköy24,2316,39-32,35Arnavutköy16,6219,8919,66Avcılar28,9333,0514,25Bağcılar33,223,62-28,84Beşiktaş24,7718,36-25,9Beylikdüzü50,7144,08-13,08Büyükada19,9516,47-17,42Çatladıkapı25,4932,6428,04Esenler32,7621,94-33,03Kadıköy29,125,46-12,48Kağıthane 151,2542,21-17,65Kandilli 121,5416,27-24,44Kartal33,1326,36-20,44Kumköy21,5724,0111,28Maslak22,5115,64-30,55Sancaktepe57,9251,64-10,85Sarıyer18,7530,1460,73Selimiye25,5322,86-10,46Sultangazi 128,2938,2835,3Sultangazi 236,1753,1146,83Sultangazi 351,7652,942,27Tuzla45,6244,71-1,99Ümraniye 122,9121,51-6,11Üsküdar 122,1814,32-35,43Yenibosna29,6831,185,04- “Bu yıl hava kalitesindeki iyileşmede meteorolojik şartlar etkili”

Prof. Dr. Hüseyin Toros, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, İstanbul genelinde parçacık madde (PM10) miktarındaki değişimi incelediklerini söyledi.

Geçen yılın haziran ayı ile 2026 yılı haziran ayı verilerini karşılaştırdıklarını belirten Toros, “2025 yılı Haziran ayında partikül madde 31,5 mikrogram/metreküp iken, 2026 yılı Haziran ayında 29,5 mikrogram/metreküpe düştü. Yani hava kirliliği değerlerinde yaklaşık yüzde 6 civarında bir iyileşme söz konusu.” dedi.

Toros, bu yıl hava kalitesindeki iyileşmede meteorolojik şartların etkili olduğuna dikkati çekerek, “Bu yıl meteorolojik olarak daha yağışlı dönemler yaşadık. Atmosfer daha hareketliydi, rüzgarlar daha fazlaydı. Yağış sistemlerinin geçmesi atmosferin doğal olarak temizlenmesini sağladı.” ifadelerini kullandı.

Yüksek basınç dönemlerinde havanın hareketsiz kaldığını ve kirleticilerin atmosferde biriktiğini anlatan Toros, alçak basınç sistemlerinde ise hava hareketlerinin arttığını, kirleticilerin daha hızlı dağıldığını ve yağışlarla birlikte atmosferden uzaklaştırıldığını bildirdi.

“Her yıl yaklaşık 8 milyon insanın ölümünden hava kirliliği sorumlu”

Prof. Dr. Toros, İstanbul’daki ortalama PM10 seviyesinin insan sağlığı açısından önemli olduğunu vurgulayarak, yetişkin bir kişinin günde ortalama 16 metreküp hava soluduğunu, haziran ayında bunun yaklaşık 480 metreküpe ulaştığını söyledi.

Partikül maddelerin boyutu küçüldükçe solunum sisteminin daha derin bölgelerine ulaşabildiğini belirten Toros, bunun insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri artırdığını dile getirdi.

Toros, hava kirliliğinin özellikle solunum yolu ve kalp damar hastalıkları başta olmak üzere birçok sağlık sorununa neden olduğunu kaydederek, çocuklar, yaşlılar ile kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin kirli havadan daha fazla etkilendiğini kaydetti.

Dünya genelinde hava kirliliğinin milyonlarca insanın ölümüne yol açtığını vurgulayan Toros, “Hava kirliliği dediğimiz zaman bunu ‘gizli katil’ olarak nitelendiriyoruz. Dünya Sağlık Teşkilatının yaptığı çalışmalara göre her yıl yaklaşık 8 milyon insanın ölümünden hava kirliliği sorumlu. Soluduğumuz havanın kalitesi sağlığımızı doğrudan etkiliyor. İş verimliliğini düşürüyor, hastane maliyetlerini artırıyor ve özellikle dezavantajlı grupların daha sık sağlık hizmeti almasına neden oluyor.” diye konuştu.

Toros, İstanbul’daki hava kalitesinin kalıcı olarak iyileşebilmesi için bireysel ve toplumsal önlemlerin önemli olduğunu ifade ederek, yolların temiz tutulması, çevreye sigara izmariti ve atık bırakılmaması, araç kullanırken ani fren ve ani hızlanmalardan kaçınılması ile toplu taşımanın tercih edilmesinin hava kalitesine olumlu katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.

Devamını Oku

SPOR

<a href="/spor/">SPOR</a>
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın da aralarında bulunduğu 6 şüphelinin gözaltına alındığı soruşturmanın kan donduran detayları netleşti. Yapı ve iskan ruhsatı süreçlerinde “kriptolu mail” ağı kurulduğu, müteahhitlerden “paravan danışmanlık” adı altında yüz milyonlarca lira sızdırıldığı ve makam odalarında çikolata kutuları ile spor çantalarında yüz binlerce dolar rüşvet teslim edildiği iddia edildi.

KRİPTOLU KAPALI DEVRE MAİL VE EXCEL TABLOLARIYLA RÜŞVET AĞI

Soruşturma dosyasından sızan bilgilere göre; yapı ve iskan ruhsatı süreçlerinde usulsüzlük yapılarak devasa bir rüşvet çarkı oluşturuldu. Yapı ruhsatı verme sürecinde hiçbir resmi yetkisi bulunmayan belediye iştiraki Kent AŞ görevlilerinin, kriptolu ve kapalı devre bir mail sistemi kullandığı tespit edildi. Oluşturulan bu gizli iletişim ağında ada-parsel bazlı renklendirmeler yapılarak hazırlanan Excel tabloları üzerinden Üsküdar Belediyesi personelinin talimatlandırıldığı ve ruhsat süreçlerinin gayriresmi olarak buradan koordine edildiği belirlendi.

MASAK VE ÇEVRE ŞEHİRCİLİK RAPORU: 361 MİLYON LİRALIK VURGUN

MASAK verileri ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü raporları, organizasyonun mali boyutunu gözler önüne serdi. Kent AŞ ile müteahhitler arasında kâğıt üzerinde 1 milyon 78 bin 870 TL değerinde çok sayıda “paravan danışmanlık hizmeti” sözleşmesi imzalandığı ortaya çıktı. Bu paravan sözleşmeler maske olarak kullanılarak, gayriresmi yollardan ruhsat almak isteyen müteahhitlerden baskı ve icbar yoluyla toplam 361 milyon 392 bin 264 TL haksız kazanç elde edildiği saptandı.

DEDETAŞ’I ZORA SOKACAK İTİRAFLAR 

Soruşturmaya damga vuran en kritik gelişme ise etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan bir müteahhitin itirafları oldu. Şüpheli, usulsüz iskan ruhsatı alabilmek adına Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın Danışmanı Ulaş Meydan’a belediyedeki makam odasında 860 bin dolar rüşvet verdiğini itiraf etti. Söz konusu beyanların baz kayıtları ve telefon sinyalleriyle de doğrulandığı bildirildi.

Etkin pişmanlıktan yararlanan şahsın emniyetteki ifadesinde rüşvet trafiğinin detaylarını şöyle aktardı: “”…. İnşaat isimli firmanın iskan ruhsatı başvuru sürecinde Ulaş Meydan beni Nazım Akkoyunlu ile bu konuyu görüşmem için yönlendirdi. Ben tarihini hatırlamadığım bir tarihte Nazım Akkoyunlu’nun belediyedeki odasında yüz yüze …. inşaatın iskan ruhsatı almak istediğine dair görüşmeyi gerçekleştirdim. Nazım Akkoyunlu bir kağıda sadece iskan ruhsatı için talep edilecek rakamı yazdı ve bana seni arayacaklar diye söyledi. Kağıtta yanlış hatırlamıyorsam 25 Milyon ya da 30 Milyon TL miktar yazmaktaydı. Ben Nazım Akkoyunlu’nun yanından ayrıldıktan sonra beni …. yapı inşaat isimli firmanın proje mimarı olan …. aradı. Kendileriyle iskan ruhsatı meselesi için Nakkaştepe’de bulunan Nakkaş Kebapta buluşmak üzere randevulaştık. Nakkaş Kebapta buluştuğumuzda ben, … yapı isimli firmanın sahibi …, ismini bilmediğim oğlu, mimar … ve …’ın tanıdığı olduğunu düşündüğüm sakallı şu an ismini hatırlamadığım bir şahıs daha vardı. Bu sakallı tanımadığım şahıs …’ın ortağı veya kardeşi olabilir.

“700-800 BİN DOLARI İKİ PARÇA HALİNDE VERDİLER”

Nakkaş Kebapta ben kağıtta yazan miktarı inşaatlarının iskan ruhsatı için talep edilen miktarın bu olduğunu söyledim. … yapının yapmış olduğu inşaatın ada ve parsel bilgilerini bilmiyorum ancak söz konusu inşaatın Üsküdar İlçesi Kirazlıtepe mevkiinde olduğunu biliyorum. Ben kağıttaki rakamı kendilerine ilettim. Kendileri de teklifimi kabul ettiler, sonrasında o zamanın talep edilen 25-30 Milyon TL’nin karşılığı olacak şekilde 700-800 bin Amerikan dolarını bana iki parça halinde elden teslim ettiler.

ÇİKOLATA KUTUSUNUN İÇİNDE 300 BİN DOLAR

Bana parayı teslim eden şahıs yemekte Nakkaş Kebapta buluştuğumuzdaki sakallı ismini bilmediğim ancak görsem tanıyabileceğim şahıs bana parayı teslim etti. Yaklaşık 300 küsür bin doları tam tarihini hatırlamadığım bir tarihte Üsküdar Belediyesi’nin otoparkında çikolata kutusuna benzer, karton kutunun içerisinde teslim etti.

SPOR ÇANTASINDA 400-500 BİN DOLAR

Kalan tutarı yine tam tarihini hatırlamadığım bir tarihte Kısıklı mevkinden Ümraniye istikametine giderken sol tarafta kalan Çamlıca Şehit Onur Ensar Ayanoğlu İlkokulu yanındaki otoparkta spor çanta ile teslim etti. Ben teslim edilen 700-800 bin dolardan Ulaş Meydan’ın ihtiyacı kadar al demesi üzerine yaklaşık 50-100 bin doları kendime aldım. Kalan 600-700 bin doları parça parça halinde Üsküdar Belediyesi’ndeki makam odasında Ulaş Meydan’a elden teslim ettim.”

Devamını Oku