01 Kasım 2026 Pazar
Muğla’nın Köyceğiz İlçe Müftülüğü tarafından cami ve cemaat birlikteliğini güçlendirmek, sabah namazına katılımı teşvik etmek, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını pekiştirmek amacıyla Toparlar Mahallesi Merkez Camii’nde sabah namazı buluşması gerçekleştirildi.
Program, Müezzin-Kayyım Mustafa Gürhan’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından Uzman İmam-Hatip Ramazan Tokcan’ın imametinde sabah namazı eda edildi. Namazın ardından Müftülük Memuru Selman Gündoğdu tarafından da tesbihat gerçekleştirildi. Programda cemaate hitap eden İlçe Müftüsü Hüseyin Sözen, ‘İmanın Şartları ve Önemi’ konulu sohbet gerçekleştirdi. Sabah namazı buluşmalarının cami ve cemaat arasındaki gönül bağlarını güçlendirdiğini belirten Müftü Sözen, bu tür programların toplumsal dayanışmaya, kardeşlik ve birlik ruhunun pekişmesine önemli katkılar sunduğunu ifade etti.
Sohbetin ardından İlçe Vaizi Rauf Evleksiz tarafından yapılan duada, ülkemizin ve milletimizin birlik ve beraberliği, İslam aleminin huzur ve selameti için niyazda bulunuldu. Programın devamında cemaate sıcak çorba ikram edildi. İkramın ardından İmam-Hatip Sinan Demir tarafından yemek duası yapıldı.
Program sonunda İlçe Müftüsü Hüseyin Sözen, sabah namazı buluşmasının hazırlanmasında ve gerçekleştirilmesinde emeği geçen cami görevlilerine teşekkür ederek programa katılan vatandaşlara şükranlarını iletti.
Kastamonu’nun Şenpazar ilçesinde sisle kaplanan ormanlar güzel görüntüler oluşturdu.
İlçe merkezi ile çevresindeki dağlar sisle kaplandı.
Sis tabakası dron ile havadan görüntülendi.
Sis bulutlarının arasında kalan yerleşim alanları ve ormanlarla kaplı dağlar, seyrine doyumsuz manzaralar oluşturdu.
FUZHOU, 1 Kasım (Xinhua) — Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, ülkenin güneydoğusundaki Fujian eyaletinin merkezi Fuzhou’da BM-Habitat İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach ile bir araya geldi.
Aynı zamanda Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Siyasi Büro üyesi olan He cumartesi günkü görüşmede, BM-Habitat ile stratejik işbirliğini genişletmeye, kapsamlı istişare, ortak katkı ve karşılıklı fayda ilkelerine dayalı küresel yönetişim anlayışını hayata geçirmeye ve Küresel Güney ülkelerinin sürdürülebilir kentsel kalkınma süreçlerine katkıda bulunmaya hazır olduklarını söyledi.
Rossbach ise Çin ile tatbiki işbirliğini derinleştirmeyi sürdürerek, dünya genelindeki yaşam alanlarının iyileştirilmesine ortaklaşa katkıda bulunmaya hazır olduklarını belirtti.
Görüşme, 2026 Dünya Kentler Günü küresel kutlamalarının açılış töreni öncesinde gerçekleştirildi. Açılış kapsamında, Shanghai Ödülü olarak da bilinen Sürdürülebilir Kentsel Kalkınma Küresel Ödülü’nün dördüncü dönem ödül töreni de düzenlendi.
He açılış töreninde yaptığı konuşmada, kentsel kalkınmanın dünya genelindeki insanlara daha fazla fayda sağlaması amacıyla BM 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi ve Yeni Kentsel Gündem’in hayata geçirilmesini teşvik etmek üzere tüm taraflarla işbirliği yapmaya hazır olduklarını vurguladı.
İran’la sıcak çatışmanın yeniden başlayabileceği endişesiyle petrol fiyatları yükselirken, altın ve gümüş sert kayıplar yaşadı. Ekonomist Robin J. Brooks, petrol ile değerli metaller arasındaki ilişkiye dair hesaplamasını paylaştı.
Ons altın cuma günü yaklaşık yüzde 3,7 değer kaybederek bu yıl ilk kez belirgin biçimde 4 bin doların altına geriledi. Gümüş ise aynı gün yüzde 5,9 düştü. Ons altın böylece ocak ayında gördüğü 5 bin 595 dolarlık rekor seviyenin yüzde 28’den fazla altına indi. Kapalıçarşı’da gram altın 6 bin 295 liraya, Cumhuriyet altını ise 41 bin 180 liraya geriledi.
Kişisel bülteninde değerlendirmede bulunan Brooks, piyasaların İran’la sıcak çatışmanın yeniden başlamasını hızla fiyatladığını belirtti. Basra Körfezi’nden petrol ihracatının savaş öncesi seviyelere dönmesine rağmen petrol fiyatlarının yılın önceki zirvelerine yaklaştığını aktaran Brooks, Brent petrolün adil değerinin varil başına yaklaşık 90 dolar olduğunu, dolayısıyla fiyatlarda 25 doların üzerinde bir savaş risk primi bulunduğunu savundu. Brooks, Aralık 2027 vadeli Brent kontratlarının da bu seviyede işlem gördüğünü kaydetti.
Petrol fiyatı yükseldiğinde altın ve gümüşün genellikle düştüğünü belirten Brooks, ekim ayının ikinci yarısındaki verilere dayanan hesaplamasına göre Brent’teki yüzde 10’luk bir artışın altında yaklaşık yüzde 4, gümüşte ise yaklaşık yüzde 8 düşüşe karşılık geldiğini açıkladı.
Brooks, bu tahminin iki nedenle abartılı olabileceğini öne sürdü. Brent’te zaten yüksek bir savaş risk primi fiyatlandığı için mevcut seviyenin üzerine kalıcı bir yüzde 10’luk artışın olası olmadığını belirten Brooks, hesaplamanın altın ve gümüşün en oynak olduğu son iki haftanın verilerine dayandığını, bu nedenle tahminin bir üst sınır niteliği taşıdığını ifade etti.
Şubat ayındaki sert düşüşün piyasalar için beklenmedik bir gelişme olduğunu hatırlatan Brooks, hava saldırılarının yeniden başlamasının ise geniş çapta beklendiğini, bu nedenle yılın başındaki kadar sert bir düşüş yaşanmasının olası görünmediğini değerlendirdi. Brooks, belirsizliğin sona ermesi halinde altın ve gümüşün toparlanabileceğini kaydetti.
Brooks’un hesabına göre petrol fiyatı arttığında altının fiyatı düşebiliyor, petrol fiyatı gerilediğinde ise altın yeniden değer kazanabiliyor. Bu da altın fiyatlarının şu sıralar büyük ölçüde Orta Doğu’daki savaş haberlerine bağlı olarak inip çıktığı anlamına geliyor.
Brooks’a göre petrol fiyatı biraz daha artsa bile altındaki düşüş sınırlı kalabilir, savaş endişesi azaldığında ise altın fiyatları toparlanabilir.
Ancak bu değerlendirme bir ekonomistin tahmini; altının ne zaman ve ne kadar yükselip düşeceğini kimse kesin olarak bilemez. Uzmanlar, yatırım kararlarının kişisel koşullar dikkate alınarak verilmesi gerektiğini vurguluyor.
İngiltere’nin tanınmış indirim market zincirlerinden Poundland’de yaşanan mali kriz derinleşiyor. Geçen yıl yalnızca 1 sterline satılan 36 yıllık perakende devi, sahibi ABD merkezli yatırım şirketi Gordon Brothers ile yaşadığı anlaşmazlıkların ardından iflas yönetimine geçiş için hukuki süreci başlattı. 600’ü aşkın mağazası ve yaklaşık 12 bin çalışanı bulunan zincirin geleceği belirsizliğini korurken, olası bir tasfiye binlerce kişinin işini kaybetmesine neden olabilir.
1990 yılında kurulan Poundland, başlangıçta mağazalarındaki ürünleri 1 sterlinlik sabit fiyatla satmasıyla İngiltere’nin en bilinen indirim marketlerinden biri haline geldi. Yıllar içinde yüzlerce mağazaya ulaşan şirket, artan işletme maliyetleri ve Aldi, Lidl ve B&M gibi rakiplerin yoğun rekabeti nedeniyle mali sıkıntılar yaşamaya başladı.
Şirketin eski sahibi Pepco Group, Poundland’i Haziran 2025’te ABD merkezli yatırım şirketi Gordon Brothers’a sembolik 1 sterlin karşılığında sattı. Satışın ardından yeniden yapılanma süreci başlatılırken çok sayıda mağaza kapatıldı. Ancak alınan önlemler şirketin finansal sorunlarını çözmeye yetmedi.
Poundland, 29 Ekim’de İngiltere Yüksek Mahkemesi’ne kayyum atama niyet bildiriminde bulundu. Bu başvuru, şirkete alacaklıların yasal işlemlerine karşı 10 iş günü geçici koruma sağlıyor.
Şirket yönetimi bu süre içerisinde yeni bir kurtarma anlaşması yapmayı ve faaliyetlerin devamını sağlayacak bir çözüm bulmayı hedefliyor. Poundland ise mağazalarının normal şekilde açık olduğunu ve çalışmaların sürdüğünü açıkladı.
Krizin merkezinde, şirketin sahibi Gordon Brothers ile olası alıcılar arasındaki 30 milyon sterlinlik hissedar kredisi bulunuyor.
Kuzey İrlanda merkezli Martin Property Group, Poundland’i bir bütün olarak devralarak mağazaları ve çalışanları korumayı hedefleyen bir teklif sundu. Ancak Gordon Brothers ile borcun geri ödeme koşullarında anlaşma sağlanamadı.
30 Ekim’de ortaya çıkan yeni gelişmeye göre Martin Property Group, kurtarma teklifinden vazgeçmediğini ve satın alma görüşmelerine devam etmek istediğini bildirdi. Şirketin teklifinde mevcut mağazaların ve çalışanların korunması da yer alıyor.
Poundland’in tek parça halinde kurtarılamaması durumunda mağazaların farklı perakende zincirlerine satılması seçeneği gündemde.
B&M, Aldi, Lidl, The Range ve Poundstretcher gibi şirketlerin zincirin bazı mağazalarıyla ilgilendiği belirtiliyor. Ancak mağazaların parça parça satılması halinde yüzlerce şubenin faaliyetlerine son vermesi ve binlerce çalışanın işini kaybetmesi ihtimali bulunuyor.
Öte yandan The Sunday Times’ın 1 Kasım tarihli haberinde yer alan şirket içi verilere göre Poundland’in mağaza satışları, 18 Ekim’de sona eren üç haftalık dönemde yüzde 8,4 arttı. Tedarikçilere iletilen notta satışların, kâr marjlarının ve brüt kârın beklentilerin üzerinde gerçekleştiği belirtildi.
Satışlardaki bu iyileşmeye rağmen şirketin geleceğine ilişkin belirsizlik sürüyor. İngiltere’de hükümet yetkilileri de süreci yakından takip ederken, yaklaşık 12 bin çalışanın istihdamının korunması için kurtarma seçeneğinin hayata geçirilmesi bekleniyor. <
Poundland’in önümüzdeki günlerde yapacağı görüşmeler, hem yüzlerce mağazanın hem de binlerce çalışanın geleceğini belirleyecek.
Elif Yeşil Haberler.com