İstanbul’un Şile ilçesinde yaşayan 68 yaşındaki Burhan Reşid, çocukken dedesinin demirci atölyesinde ilgi duymaya başladığı çekiçlerin 6 binden fazlasını koleksiyonunda bir araya getirdi.
Şileli bir anne ile Irak Türkmeni bir babanın çocuğu olarak 1958’de Bağdat’ta dünyaya gelen Reşid, ortaokul ve lise öğrenimini Şile’de tamamladı.
Bu yıllarda sıcak demircilik yapan dedesi Derviş Cemal’in atölyesinde ona yardım eden Reşid’in çekiçlere duyduğu merak zamanla tutkuya dönüştü.
Şile’de “Çekiçhane” adını verdiği yerde topladığı aletleri sergileyen Reşid, geçmişte farklı mesleklerde kullanılan çekiçlerin hikayelerini de yaşatıyor.

Marangozluk ve nalbantlık gibi mesleklerde kullanılan çekiçlerin yanı sıra şeker kırmak, ilan asmak ve banka çeklerini geçersiz hale getirmek için tasarlanmış aletler de koleksiyonda bulunuyor.
Burhan Reşid, AA muhabirine, çekiçlere ilgisinin dedesinin yanında çalıştığı yıllarda başladığını söyledi.
Dedesine ortaokul ve lisede çok yardım ettiğini anlatan Reşid, “Oradan kafanızın arkasında bir şeyler kalıyor. Daha önce de iki koleksiyonum olmasına rağmen 1995’te çekiç koleksiyonu yapmaya başladım.” dedi.
Çekiçlerin çoğunu internet üzerinden bulduğunu belirten Reşid, zamanla farklı ülkelerde aynı ilgi alanını paylaşan arkadaşlar edindiğini söyledi.
Reşid, “Koleksiyonumda dünyanın neredeyse her yerinden çekiç var. Fransa’da, Hollanda’da, İngiltere’de, Amerika’da, İsveç’te arkadaşlarım var. Onlar da bazen bana çekiç bulabiliyor. Almanya’da da arkadaşım var ama çoğunlukla internetten buluyoruz ve postayla bize geliyor.” diye konuştu.
Sanatsal çekiçlerden geçmişin meslek aletlerine
Koleksiyonunda farklı dönemlere ait parçalar bulunduğunu dile getiren Reşid, Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin denetiminde kayıtlı bir koleksiyoner olduğunu belirtti.
Taş baltalardan metal çekiçlere uzanan örnekler biriktirdiğini aktaran Reşid, parçaların yapıldıkları dönemin yanı sıra kullanım amaçları ve işçilikleriyle de değer taşıdığını söyledi.
Reşid, koleksiyonundaki ilginç aletleri anlatarak, “Şeker kırmada çok sıra dışı bir çekicim var. Bir marangoz çekici derseniz, 1709 imzalı bir çekicim var. Sanatsal çekiçler var. Üzerinde at heykeli olan, sapı atın ayağı şeklinde nalbant çekici var. Gülen yüz, somurtan yüz, dil çıkaran yüz aynı çekicin üzerinde. Sanatsal yönü ağır basan çekiçler var.” bilgisini verdi.
Bazı parçaların ilk bakışta sıradan veya paslı alet gibi görülebildiğine dikkati çeken Reşid, bunların geçmişteki kullanım alanları öğrenildiğinde farklı anlamlar kazandığını vurguladı.

Koleksiyonunda, savaşlarda tünel kazan lağımcıların çekiç ve kazmalarının da bulunduğunun altını çizen Reşid, her parçayı ait olduğu dönem ve yaptığı işle birlikte değerlendirdiğine işaret etti.
“Bu Japon çekici diyorsunuz”
Reşid, çekiçlerin geçmişin mesleklerini anlatmasının yanı sıra ülkelerin tasarım anlayışlarını da yansıttığını söyledi.
Aynı iş için üretilseler bile Fransız, İngiliz ve Japon çekiçlerinin biçimce birbirinden ayrıldığını belirten Reşid, “Çiviyi çakmak için bir kafa var. Çıkarmak için de ayrı çatallı bir tarafı var. Japon çekiçlerine baktığınızda yine aynısı. Çiviyi çakıyor ve çiviyi çıkarıyor. Fakat buna ‘Japon çekici.’ diyorsunuz. Yani bir tasarım harikası var. Orada belli ediyor. Mesleklerde de böyle ama ülkeden ülkeye de değişiyor.” diye konuştu.
Türkiye’deki keserlerle Avrupa’daki örnekler arasında da farklılıklar bulunduğunu anlatan Reşid, ustaların yaptığı çekiç başlarının kendine özgü özellikler taşıdığını, koleksiyonuna parça seçerken bunlara dikkat ettiğini dile getirdi.
Bazı çekiçlerin ise günümüzde ihtiyaç duyulmayan işler için üretildiğini kaydeden Reşid, koleksiyonunda 1908’de patenti alınmış, aranan kişilerin ilanlarını asmakta kullanılan çekicin de bulunduğunu aktardı.
Reşid, Amerikan Merkez Bankasında çekleri geçersiz hale getirmek amacıyla kullanılan çekicin de koleksiyonundaki özel parçalar arasında yer aldığını söyledi.
“Müzesi olmayan çok ciddi derecede iyi koleksiyonerlerimiz var”
Koleksiyonundaki çekiç sayısının 6 bini geçtiğini ifade eden Reşid, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bütün koleksiyonerlerin korkulu rüyasıdır. Benden sonra bu koleksiyon ne olacak? Tabii ki bir müze açma hevesim var, araştırıyorum. Bir de bunun mali yönü var. Çünkü bende 6 binden fazla çekiç var. Bir müzeyi dolduracak kadar çekiç. Türkiye’de müzesi olan koleksiyonerler var. Müzesi olmayan da çok ciddi derecede iyi koleksiyonerlerimiz var. Müze açmak zahmetli bir iş. Fakat olmayacak bir iş değil. Benim nihai amacım zaten bir müze açmak.”

Elazığlı çoban Tarık Aksakal, Mastar Dağı antrenmanlarıyla Elbruz zirvesine çıktı
1
Ataşehir’in Güven Kapısı Revizyon Garaj ile Otomotivde Kusursuz Hizmet Dönemi
2
İzmir Karaburun ve Urla’da 87 düzensiz göçmen yakalandı, 3 kaçakçı gözaltına alındı
3
Büyükçekmece’de yol verme tartışmasında sürücü, diğer aracına arkadan çarpıp kaçtı
4
Edirne’de tur otobüsü TIR’a arkadan çarptı, Bulgaristan uyruklu 10 turist yaralandı
5
İsviçreli çellist Jodok Vuille, Türkiye’deki ilk büyük solo konserinde Şımarık’ı çaldı