Türk-İslam sanatlarının önemli dallarından hüsn-i hattın tanıtılması amacıyla hazırlanan “Gelenekten Geleceğe Türk Hat Sanatı Yolculuğu” projesinin ikincisi Berlin Yunus Emre Enstitüsünde gerçekleştirildi.
İrfan Eğitim ve Kültür Derneği tarafından, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının (YTB) desteğiyle Hayrat Berlin ve Berlin Yunus Emre Enstitüsü işbirliğinde hayata geçirilen “Gelenekten Geleceğe Türk Hat Sanatı Yolculuğu” projesinin ikinci programında hat sanatının tarihsel gelişimi, geleneksel usta-çırak ilişkisi ve kültürel mirasın gelecek nesillere taşınması ele alındı.
Berlin Yunus Emre Enstitüsü Koordinatörü Tuyça Obruk Canpolat, Türk kültür ve sanatının köklü miraslarından biri olan hat sanatını merkeze alan programa ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti.
Hat sanatının medeniyetin estetik anlayışını, sabrını ve zarafetini yansıttığını belirten Canpolat, bu sanatın harfleri estetik bir forma dönüştüren sabır, emek ve incelikle yüzyıllar boyunca gelişerek günümüze ulaştığını söyledi.

Gelecek nesillere aktarılması amaçlanıyor
Canpolat, programın söz konusu kültürel mirasın yeni nesillere aktarılmasına ve farklı coğrafyalarda tanıtılmasına katkı sağlamasını temenni etti.
Hayrat Vakfı Berlin Temsilcisi Burak Arslan, projenin temel amacının yalnızca geçmişten kalan eserleri tanıtmak olmadığını kaydederek, geleneğin bilgisi, estetik anlayışı ve eğitim usulüyle birlikte yeni nesillere aktarılmasının önemine dikkati çekti.
Arslan, hüsn-i hattın asırlar boyunca ustadan talebeye aktarılan sürekliliğin güçlü örneklerinden biri olduğunu ifade ederek, projenin Berlin’de gençleri alanında yetkin sanatkarlarla buluşturmayı amaçladığını söyledi.
Proje kapsamında atölye çalışmaları, üstatla birebir meşk çalışmaları, konferans ve serginin bir bütün olarak ele alındığına vurgu yapan Arslan, “Kültürel miras ancak kendisiyle yeniden bağ kurulduğunda yaşayan bir mirasa dönüşür.” değerlendirmesinde bulundu.
Program kapsamında hattat Prof. Dr. Yusuf Bilgin tarafından “kitabeler” konulu bir sunum gerçekleştirildi.
Kitabelerin yalnızca yapıların kimliği niteliğinde olmadığını, aynı zamanda tarih, sanat tarihi, edebiyat, sosyoloji ve farklı bilim alanları açısından önemli bilgiler taşıdığını anlatan Bilgin, medeniyetlerin zaman içerisinde geliştiğine işaret ederek hat sanatının da ihtiyaçlar doğrultusunda tarih boyunca gelişerek bugünkü estetik seviyesine ulaştığını belirtti.
Kur’an-ı Kerim’in yazılmasıyla yazının gelişiminde önemli bir sürecin başladığını dile getiren Bilgin, farklı dönemlerde taş, duvar ve çeşitli malzemeler üzerine yazılan metinlerin zamanla mimari ve mezar kitabelerine dönüştüğünü anlattı.
Bilgin, özellikle Türk-İslam medeniyetlerinde kitabelerin önemli bir yere sahip olduğunu dile getirerek, İstanbul’un fethi sonrasında kitabelerin yeni bir hüviyet kazandığını ve şiir ile edebi sanatların da bu alana dahil olduğunu kaydetti.
Proje kapsamında gerçekleştirilen ikinci programda ayrıca farklı hat türlerinde hazırlanmış eserlerden oluşan sergi ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

Sergide sülüs, celi sülüs, icaze ve nesih gibi farklı hat türleriyle hazırlanan eserler yer alırken, çalışmalar hat sanatının ölçü, oran, kompozisyon ve estetik bütünlük anlayışını yansıttı.
Etkinliğe Türkiye’nin Berlin Başkonsolosu İlker Okan Şanlı, Berlin Büyükelçliği Kültür Müşaviri Samet Kapısız ve çok sayıda davetli katıldı.

Isparta Yalvaç Kuyucak’ta üzüm hasadı başladı, bağ alanı 2 bin 500 dekara ulaştı
1
Ataşehir’in Güven Kapısı Revizyon Garaj ile Otomotivde Kusursuz Hizmet Dönemi
2
Karapınar’da İlçe Tarım Müdürü, ayçiçeği ve patates tarlalarında inceleme yaptı
3
Bakan Tekin, 506 bursiyeri Türkiye Cumhuriyeti elçisi olarak yurt dışına gönderiyor
4
Turgutlu’daki okul saldırısında 11 öğrenci yaralandı, Türk Eğitim-Sen aileleri uyardı
5
Turgutlu’da okul önündeki silahlı saldırı için Kılıçdaroğlu iki vekil görevlendirdi