(ANKARA) – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “İnsanlar eğer fonların değerini şişirici işlemler yapılıyorsa bu da piyasa dolandırıcılığıdır” dedi. Babacan, bazı hisselerin gerçek değerinin üzerinde halka arz edildiğini ve bu hisselerden oluşturulan fonların değerinin çeşitli işlemlerle şişirilebildiğini belirterek, yaşananların ve sorumluların ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini söyledi.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, NOW TV’de İlker Karagöz’ün sunduğu Çalar Saat programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Babacan, borsa ve yatırım fonlarında yaşanan gelişmelere ilişkin, bazı hisselerin gerçek değerinin üzerinde halka arz edildiğini ve bu hisselerden oluşturulan fonların değerinin de çeşitli işlemlerle şişirilebildiğini belirterek, bu durumların Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107’nci maddesindeki piyasa dolandırıcılığı suçu kapsamında değerlendirilebileceğini söyledi. Babacan, “İnsanlar eğer fonların değerini şişirici işlemler yapılıyorsa bu da piyasa dolandırıcılığıdır. Bütün bu olan bitenin arkasında neler var? Kim ne kadar suçlu? Bunun çok detaylı bir şekilde artık incelenmesi gerekiyor” dedi.
Babacan, yaşanan krizin daha önce çeşitli uyarılarla işaret edildiğini belirterek, Uluslararası Endeks Kuruluşu’nun (MSCI) Türkiye’nin hisse senedi piyasalarındaki sorunların giderilmemesi halinde ülkenin piyasa kategorisinin düşürülebileceği yönünde uyarıda bulunduğunu söyledi. Hazine ve Maliye Bakanı’nın da son dönemde borsaya ilişkin sorunlara dikkati çektiğini ifade eden Babacan, buna rağmen neden zamanında tedbir alınmadığının araştırılması ve yargı denetiminin yanı sıra idari denetim yapılması gerektiğini kaydetti.

“TÜRKİYE’DE İSTİFA KÜLTÜRÜ KALKTI”
Babacan, şöyle devam etti:
“Mutlaka bu işle ilgili sorumluluk hissi olan, ‘Bu benim görevimdi, yapamadım’ diyen insanların fazla da yargı kararını beklemeden ya da idari denetimi beklemeden ayrılmalarında ben fayda görürüm. O güvenin yeniden inşasında, faydalı olur. Ama tabii bu herkesin kendi penceresinden baktığı bir karardır. Türkiye’de tabii istifa kültürü artık kalktı. Görevinden affını dileme ve affını kabul etme gibi bir devlet yönetim kültürü var şu anda. İnsanların durup dururken ‘Ben yapamadım, istifa ediyorum’ özgürlüğü de yok. ‘Dur arkadaş, nereye gidiyorsun?’ deyiveriyorlar hemen. Onun için bunun geri planda konuşulup, bir şekilde önceden konuşulup, görevden alınma mı olur, istifa mı olur, görevden af mı olur falan… Bir şekilde güveni yeniden inşa etmek istiyorsanız kadrolarla ilgili hangi seviyede, ne kadar… Dediğim gibi, o sorumlular kendilerini bilirler. ‘Bu benim görevimdi, ben bunu yapamadım.’ Bunu düzgün bir yönetici bilir. ‘Ben yapamadım, bu benim hatam’ diyebilir. Dolayısıyla bunu bir yapmak lazım.”
“SIFIR SİYASİ SORUMLULUĞU OLAN BİRİ DIŞARIDAN BİR ŞEYLER SÖYLÜYOR”
“16 Nisan 2028 tarihinde seçim açıklaması Mehmet Uçum’dan geldi. Buna ne diyorsunuz?” sorusunu yanıtlayan Babacan, “Siyasi sorumluluğu sıfır olan insanların, koskoca ülkenin seçim tarihi gibi çok önemli bir siyasi meselede ahkam kesiyor olması çok garip bir durum. Bütün bunların aslında konuşması gereken ve karar vermesi gereken bir alanda sıfır siyasi sorumluluğu olan bir kişi dışarıdan bir şeyler söylüyor. Bunun üzerine ben yorum yapmayı bile zül görürüm” dedi.
İL ZİYARETLERİNİ DEĞERLENDİRDİ
Babacan, son dönemde yaptığı il ziyaretlerine ilişkin şunları söyledi:
“Ben son 1 aydır 10 tane ili ziyaret ettim. Trabzon’dan tutun da Bayburt, Gümüşhane, Kars, Ardahan. Van’dan tutun da Elazığ, Erzincan, Sivas. Gittiğim her yerde çiftçi feryat ediyor, ‘Ben zarar ediyorum, batıyorum, artık bu işi yapamayacağım’ diye. Gençler artık tarımdan uzaklaşmış durumda. ÇKS sisteminde kayıtlı çiftçilerimizin ortalama yaşı şu anda 57. Türkiye’de ‘Ben tarımla uğraşıyorum’ diyen insanların yaş ortalaması 57. Bu ne demek? Gençler gelmiyor demek. Gençlerin gelmediği bir sektör ölüyor demek. Koskoca Ardahan’ın, Kars’ın o büyük yaylalarında, meralarında böyle büyüteçle arıyorsunuz ki ‘Acaba bir hayvan sürüsü görebilecek miyim?’ diye. Dürbünle bakıyorsunuz ufukta bir acaba küçükbaş, büyükbaş hayvan var mı diye. Koskoca yerler boş. Ondan sonra gidiyorsunuz ta Allah’ın Uruguay’ından gemi gemi canlı hayvan ithal ediyorsunuz. Bilmem nereden et ithal ediyorsunuz. Tarıma destek vermek lazım. Yemin yarısını devletin karşılaması lazım. 6 yıldır ben söylüyorum ekranlarda. Gübrenin yarısının devlet tarafından karşılanması lazım. Siz eğer faiz bütçesini 2 trilyon 800 milyar yapıp da tarıma 160 milyar destek verdiyseniz, bu ülkede gıda enflasyonu da düşmez, çiftçinin de yüzü gülmez.”
“VATANDAŞLARIMIZ BUNU HAK ETMİYOR”
“Siz bir devlet okulunda askıda tost haberini gördüğünüzde ne düşünüyorsunuz?” sorusunu yanıtlayan Babacan şu ifadeleri kullandı:

“Gerçekten çok üzücü. Bunlar olmaması, yapılmaması gereken işler. Türkiye, vatandaşlarımız bunu hak etmiyor. Bizim tertemiz vicdan sahibi insanlarımız, sürekli bir güvenlik konseptiyle, bir güvenlik tehdidiyle karşı karşıya algı olarak. İnsanlarımız ‘Memleketimiz bir olsun, bütün olsun da memleketimizin güvenliği sağlansın da ben fakirliğe razı olayım’ diyor. Şu andaki ülkeyi yönetme politikası bu güvenlik risklerini biraz olduğundan belki daha yüksek planda, daha yüksek dozda işlemek ve fakirliğe razı olun çünkü ülkemiz tehdit altında. Yapılması gereken gerçeklere dönmek. Ekonomide gerçeğe döneceksiniz ve ülkenin bekasıyla ilgili konularda da gerçek tablo neyse onu da vatandaşlarımıza olduğu gibi paylaşacaksınız. Bu mümkün, bu yapılabilir. Ama ekonomideki bu kötü durum, bu berbat durum bir algı yönetimiyle şu anda kapatılmaya çalışılıyor. Bu doğru bir şey değil.”
“BU HUSUS, SORUMLU KURULUŞLAR TARAFINDAN TEYİT EDİLMELİ”
Babacan, “Öcalan’ın bir villasının ya da konutunun olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Bu hususun önce asıl sorumlu kuruluşlar tarafından bir teyit edilmesi lazım. Çünkü cezaevlerinden sorumlu kurum Adalet Bakanlığı. Adalet Bakanlığı’na bu konu sorulduğunda ‘Böyle bir şey yok’ demişti bir süre önce. Ama şimdi Sayın Bahçeli ‘Var’ diyor. Bu var mıdır, yok mudur? Öncelikle bir onun ortaya konulması lazım. Eğer varsa o zaman da bir yasal altyapısının, bir mevzuat altyapısının da toplumla paylaşılması lazım. ‘Biz işte bunu yaptık, yapmak zorunda kaldık, süreç gerektiriyordu, şu bu falan filan.’ Bu doğru değil. Eğer yapıldıysa da çıkıp hangi hukuk zeminde yaptınız, niye yaptınız? Bunun vatandaşlarımızla paylaşılması lazım.”

Katili, İlayda’nın annesinden şikayetçi oldu
1
Ataşehir’in Güven Kapısı Revizyon Garaj ile Otomotivde Kusursuz Hizmet Dönemi
2
Adalet Bakanı Gürlek, Adana’da şehit ailesini ziyaret etti
3
Antalya’da sıcak hava sahillerde yoğunluk oluşturdu, deniz suyu 29 derece ölçüldü
4
Bingöl’de Zaza Festivali başladı, Vali Çelik Zazacanın gençlere aktarılmasını istedi
5
Sendika yöneticileri, Eğitim Gücü-Sen Genel Başkanı Özat’ı ziyaret etti