a
Üst Banner

Elazığ’da su ve gıda güvenliği çalıştayı başladı

- TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker: "Su varsa insanoğlu var, diğer canlılar var. Bize emanet edilen bu kaynakları daha adil, verimli ve dikkatli kullanmamız ve bunlardan istifade etmemiz gerekiyor"

ad826x90
ad826x90

Elazığ’da, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), Fırat Üniversitesi ve Elazığ Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen “Su ve Gıda Güvenliği Perspektifinden Havza Bazlı Kirlilik Yönetimi ve Atıksuların Yeniden Kullanımı Çalıştayı” başladı.

ad826x90

Fırat Üniversitesi Prof. Dr. Mustafa Temizer Konferans Salonu’nda düzenlenen çalıştayın açılışında, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, çalıştayın açılışında yaptığı konuşmada, su ve gıda güvenliğinin yalnızca Türkiye’yi değil tüm dünyayı ilgilendiren çok boyutlu bir konu olduğunu söyledi.

Su kaynaklarının giderek daha dikkatli kullanılması gerektiğine işaret eden Şeker, şunları kaydetti:

ad826x90

“Ülkemizin su sorunu var. Ülkemiz, iklim değişikliği ve dünyadaki küresel etkileşimlerle beraber giderek suyu daha dikkatli kullanma ve su konusunun hayati önem arz ettiği bir noktaya doğru değişim ve kısır döngü diyebileceğimiz bir süreci yaşıyor, yaşayacak. Konuya sadece ülkemiz bazında değil, küresel bazda baktığımız zaman bunun birçok ülke için aynı sorun olarak geliştiğini ve bu çerçevenin tek başına bir ülkenin çözemeyeceği boyutta küresel bir sorun olduğunu bilerek hareket etmek gerekiyor. Kapitalist sistemin özellikle daha fazla üretim, daha fazla tüketim ve insanoğlunun doymayan hırsını besleyecek şekilde aşırı tüketimi körükleyen, üretim zincirinde doğal kaynakları aşırı şekilde tüketen ve dünyanın ekosistemini bozan bir anlayışın devam etmesi artık kolay kolay yönetilemez.”

ad826x90

Hayatın her aşamasında suya ihtiyaç olduğunu vurgulayan Şeker, “Su varsa insanoğlu var, diğer canlılar var. Bize emanet edilen bu kaynakları daha adil, verimli ve dikkatli kullanmamız ve bunlardan istifade etmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Şeker, şöyle konuştu:

“Doğal hallerden kaçınılarak kimya ve sentetik ürünlerin çoğalmasıyla kirliliğin kalıcı hale dönüşmesi gibi bir dengesizliği konuşuyoruz. Bu dengesizlik, bizim bilerek, isteyerek yaptığımız, destek verdiğimiz ve katkı sunduğumuz bir süreç. Atıklarımız var. Atıklarımızın geri dönüşüm süreçleriyle ilgili ciddi bilgiler var. Sayın Cumhurbaşkanımız ve değerli eşlerinin öncülüğünde yürütülen Sıfır Atık Projesi dünyaya örnek teşkil ediyor. Hayatın içerisinde insanoğlunun ihtiyaçlarını da karşılayabilecek bir denge içerisinde daha temiz, güvenilir üretimler mümkün. Daha az kirletenleri tercih etmek, insanoğluna sağlıklı gıda, sağlıklı doğal kaynak sunumunu ve bizden sonra gelecek nesilleri de düşünerek hareket etmek boynumuzun borcudur.”

Su konusunda çalışmaların çoğaltılması gerektiğini kaydeden Şeker, sözlerini şöyle sürdürdü:

ad826x90

“Dünyada yapılan çalışmaların birçoğunun insanlık için gerekli olan çalışmalar olması kadar, yapılan birçok çalışmanın bizim direnç göstermeye çalıştığımız, insanlığın ve doğanın beraberce uyum içerisinde daha sağlıklı ortamlarda yaşaması için çaba sarf ettiğimiz kadar, birileri de dünyayı kirletmeye, dünyaya zarar vermeye, kıyameti yaklaştırmaya, adaleti ve huzuru bozmaya özel çaba sarf ediyor. Küçücük bir ilçe vesilesinde bile sayılmayan bir alana (Gazze) 2 milyon insanı doldurup açık hava hapishanesi haline getirerek sürekli bombalayanların, artık oraya atılan bombanın çevre kirliliği boyutunu kimse konuşmuyor, kimse söylemiyor. Ama bir yerdeki bir balinayı veya bir kelaynak kuşunu örnekleyerek gündem yapıp ortaya çok farklı hikayeler yazıp, ajitasyon yaparak insanları göz boyayarak oyalamayı bilenlerle beraber geçiriyoruz. Burada bir yol ayrımı var. Doğruya doğru diyen, yanlışa yanlış diyen, lüks ve ihtiyacı, zaruretle gereksiz harcamayı ayıran bir medeniyetle ‘Her şey benim olsun, benden başkası kullanmasın.’ diyen ve başkasına hayat hakkı tanımayanların arasında, yani hakla batıl arasındaki mücadele devam ediyor. Her aşamada konuya bu bağlamda bakmak gerekiyor.”

Şeker, kullanılan suyun dünyaya ait olduğunu, her insanın ve canlının hakkı olarak görülmesi gerektiğini ifade ederek, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Önümüzden bir dere bile aksa buradan istifade ederken, ibadet için bile elimizi, yüzümüzü yıkarken, abdestimizi alırken özellikle israf etmememiz gerektiğini söyleyen bir peygamberin ümmeti olarak hesabını nasıl verdiğimizi bilmiyorum. Ama israfı sonuna kadar yaşayan bir topluma dönüşmenin acısını çekiyoruz. Batı’da da buna benzer kampanyalar yapanlar var. Ama çok bencilce, ‘Biz değil, başkaları yapsın.’ diyorlar. ‘Biz tasarruf yapmayalım, başkaları tasarruf yapsın. Biz temizlik yapmayalım, başkaları yapsın. Biz yine gelirimizi bozmayalım, biz yine kazanalım. Başkaları da bunu temizlesin.’ diyorlar. Tek bir şey var. Gelecek nesiller için hepimiz sorumluyuz. Dünya sorumlu. Bu anlamda bu çalışmaların sadece bilimsel bir su ve gıda güvenliği çalışması olmadığını, konunun çok boyutlu olduğunu bilerek hareket etmek gerekiyor.”

Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş da suyun hayatın yanı sıra arınma, temizlik, rızık ve bereket açısından da önemli olduğunu belirtti.

Göktaş, suyun medeniyetlerin gelişimindeki rolüne işaret ederek, şunları kaydetti:

ad826x90

“Aslında bütün medeniyetler ya da başka bir ifadeyle insanoğlu, suya erişimin kolay olduğu, suyun bol olduğu bölgelere yerleşmiş ve bütün medeniyetler bu şekilde inkişaf etmiştir. Böyle olunca aslında su, insanoğlunun hayatında hemen hemen en kıymetli, bugün çok savaşların verildiği, üzerinde çok büyük mücadelelerin yapıldığı petrolden dahi önemli bir kavram olduğu hepimizin malumudur. Bu nedenle çok önemli bir konu bugün burada tartışılacak. Katkı sunacak hocalarıma teşekkür ediyorum. Bu çalıştayın hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

Oturumlarla devam eden çalıştayın açılışına, Vali Yardımcısı Muhammed Sait Baytok, Elazığ Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Pirinççi, ilgili kurum müdürleri ve akademisyenler katıldı.

Çalıştay, 13 Eylül’e kadar sürecek.

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Güney Kıbrıs’ta sefere hazırlanan uçağa bomba ihbarı yapılması üzerine yolcular tahliye edildi

HIZLI YORUM YAP