Adıyaman’ın Tut ilçesinde 2 bin metre rakımlı Akdağ Yaylası’na çıkan göçer aileler, serin yayla havasında kurdukları çadırlarda yaşamını sürdürürken, günlerinin büyük bölümünü hayvan bakımı ve sağım mesaisiyle geçiriyor.
İlçe merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki yaylaya her yıl mayısta çıkan göçerler, kışa kadar aileleriyle çadırlarda yaşıyor.
Geçimlerini küçükbaş hayvancılıkla sağlayan aileler, yüzlerce koyundan oluşan sürülerini gün doğmadan meralara çıkarıyor.
Gün boyunca otlayan koyunlar akşam saatlerinde yeniden yaylaya dönerken, göçerler için günün en yoğun mesaisi başlıyor. Saatler süren sağımın ardından elde edilen sütler, geleneksel yöntemlerle peynir, yoğurt ve tereyağına dönüştürülüyor.

Yaylada elektrik ihtiyacını büyük ölçüde güneş panelleriyle karşılayan aileler, şehir yaşamının sunduğu imkanlardan uzak olsalar da doğayla iç içe üretimlerini sürdürmeye devam ediyor.
“Gün nasıl geçiyor anlamıyoruz”
Göçerlerden İlhan Abakay, AA muhabirine, 30 yılı aşkın süredir göçer olduğunu, yaz aylarında ilçe merkezindeki sıcak havadan kaçıp yaylaya çıktıklarını söyledi.
Yayla yaşamının zorluklarına alıştıklarını dile getiren Abakay, “Yılın yaklaşık 7 ayını ailemizle burada geçiriyoruz. Çadır kuruyoruz. Burası serin ama şartları zor. Koyunlarımızı otlatıyor, geceleri de sürünün başında oluyoruz. Gün nasıl geçiyor anlamıyoruz.” dedi.
Abakay, gençlerin hayvancılıktan uzaklaştığını belirterek, “Eskiden bu yaylada binlerce küçükbaş hayvan vardı. Şimdi sürüler de azaldı. Gençler artık bu işi yapmak istemiyor.” ifadelerini kullandı.
Yaylada elektrik altyapısının bulunmadığını anlatan Abakay, “Küçük bir güneş paneliyle ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz. Zorlukları çok ama en azından her şey doğal.” diye konuştu.
“Şartlar zor ama alıştık”
Göçer Fatma Abakay ise günün ilk ışıklarıyla mesailerinin başladığını söyledi.
Sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez koyun sağdıklarını, elde ettikleri sütü günlük olarak işlediklerini belirten Abakay, “Sabah sürü geldikten sonra hemen süt sağımına başlıyoruz. Daha sonra sütten peynir yapıyoruz. Şartlar zor ama alıştık. Eşim ve oğlumla yılın yaklaşık 7 ayını burada geçiriyoruz.” şeklinde konuştu.
Şehir yaşamına göre yayla hayatının daha zahmetli olduğunu dile getiren Fatma Abakay, buna rağmen doğanın sunduğu huzurun kendileri için önemli olduğunu kaydetti.

Sapanca’daki Ölümlü Kaza Sonrası Sürücü Tutuklandı
1
Gümüşhane’de traktör tamiri sırasında ölüm
110 kez okundu
2
Ataşehir’in Güven Kapısı Revizyon Garaj ile Otomotivde Kusursuz Hizmet Dönemi
78 kez okundu
3
SPOR
76 kez okundu
4
Burkina Faso Sağlık Bakanı Kargougou, Türk hekimler için resepsiyon düzenledi
48 kez okundu
5
Üsküdar Belediyesi operasyonunun detayları! Kriptolu sistem kurmuşlar
39 kez okundu