İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, 23 yıldır nifak tohumlarını kurutmaya çalıştıklarını belirterek, “Türk-Kürt arasındaki kardeşliği yeniden tesis etmeye çalışıyoruz, Alevi-Sünni arasındaki kardeşliği yeniden tesis etmeye çalışıyoruz.” dedi.
Sivas’ta Şeyhşamil Mahallesi’nde inşa edilecek Siyer-i Nebi Külliyesi’nin temel atma töreninde konuşan Erdoğan, toplumun büyük çoğunluğunun Hazreti Peygamber’e saygı duyduğunu, muhabbet beslediğini ancak hakkıyla O’nun gibi yaşama konusunda çok motive olmadıklarını, bu araştırma merkezinin buna katkı sağlayacağını söyledi.
Hazreti Peygamber’in örnekliğini hayata tatbik etmede dağınık bir görüntü sergilendiğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:
“Eğer bugün Gazze’de soykırım yaşanıyorsa bugün İslam dünyası böylesine büyük zulümlerin adresi haline geldiyse bölgemizin, coğrafyamızın, insanlarımızın kaderini Müslüman memleketler olarak bizler tayin edemiyorsak, dışarıdan müdahalelerle kaderimiz tayin edilecek hale geldiysek bu elbette ki kendi zilletimizdir. Bu bizim kendi dağınıklığımızdır. Bu bizim kendi bölünmüşlüğümüzdür. Hatalarımızın neticesidir. Böyle düşündüğümüz zaman birlik olmamızın ne kadar kritik olduğunu aslında görüyoruz. Allahutaala bize Kur’an’da bunu çok net bir şekilde de söylüyor, ‘Dağılırsanız zayıf olursunuz. Birlik olun Müslümanlar’. Daha ne kadar net bir emir olabilir birlik olmamız üzerine.”

Osmanlı’yı parçalayan aklın Türk’ü Kürt’le, Alevi’yi Sünni’yle düşman ederek bu topraklara nifak tohumları ektiğini anımsatan Erdoğan, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 23 yıldır nifak tohumlarını, böyle kökünü kuruturcasına devreden çıkarmaya çalışıyoruz. Türk-Kürt arasındaki kardeşliği yeniden tesis etmeye çalışıyoruz, Alevi-Sünni arasındaki kardeşliği yeniden tesis etmeye çalışıyoruz.” ifadesini kullandı.
Yakın zamanda Alevi-Bektaşi toplumunun temsilcileriyle bir araya geldiklerini hatırlatan Erdoğan, “Kerbela’yı konuştuk. Acılarımızın ve sevgimizin bu kadar ortak olduğunu bizden saklamışlar adeta. Cehaleti aramıza duvar kılmışlar adeta. Türk-Kürt meselesi de öyle, Alevi-Sünni meselesi de öyle. Bizim kardeşliğimizin önündeki engelleri yıkma zorunluluğumuz var. Bırakın bu cepheleri, bunlar bizim için birer fetih cephesi olacaktır. Kardeşliğimizi temin edip güçlü olmamıza vesile olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’deki ve İslam dünyasındaki alimlerin arasındaki tartışmalara dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
“Alimlerimizin arasında birlik olmazsa nasıl halkın arasında birliği sağlayabiliriz? Üniversitelerdeki hocalarımız olsun, üniversite dışındaki hocalarımız olsun, onların da kendi aralarındaki bu birliği sağlama konusunda biraz egolarını, kibirlerini Peygamber ahlakının da gereği olarak geride bırakmaları, dışarıda bırakmaları gerektiğini düşünüyorum. Halkı ilgilendirmeyen tartışmaları YouTube kanalları üzerinden, sosyal medya mecraları üzerinden yapmalarının büyük bir gaflet olduğunu düşünüyorum. Bundan vazgeçilmesi gerektiğini düşünüyorum.”
Külliyenin ve içindeki araştırma merkezlerinin, enstitülerin dünyanın dört bir yanındaki İslam alimlerini Hazreti Peygamber’in ahlakı etrafında toplamaya vesile olmasını dileyen Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ümit ediyorum ki Türkiye’de artık aramızdaki fiziki ve fiziki olmayan bütün silahların gömüldüğü, kardeşlik hukukumuzun yeniden egemen kılındığı bir döneme girmiş oluruz da İslam dünyasının bu dağınık görüntüsüne bir son verip yeniden 2 milyar Müslümanı ilgilendiren meselelerde Müslümanların kendi kararlarını verdikleri, kendi idarecilerinin oturup kararlarını verdikleri, Filistin’in de Kudüs’ün de Mekke’nin de Medine’nin de İstanbul’un da Bağdat’ın da Şam’ın da Marakeş’in de kaderinin birbiriyle nasıl iç içe geçtiğinin bütün Müslümanlar tarafından anlaşıldığı yeni bir döneme girebiliriz.”
Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Başkanı Karadaği
Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Başkanı Ali Muhyiddin el-Karadaği ise külliyenin, Hazreti Peygamber’in hayatının her açıdan yeterince incelendiği ilmi çalışmalarla dolu bir merkez olmasını diledi.
Hollandalı bir film yapımcısının, Hazreti Peygamber’in aleyhine bir film yaptığını, daha sonra Müslüman olduğunu ve umreye gittiğini gözyaşlarıyla anlatan Karadaği, “Medine’de Kabr-i Şerifi ziyaret ederken nasıl gözyaşlarıyla özür ve pişmanlığını takdim ettiğini görünce kendimi çok suçlu hissettim. Çünkü biz siyeri, Peygamberimizin örnek hayatını dünyaya ne tafsilatıyla ne de genel olarak sunamadık, sunsaydık bu adam bu filmi yapmadan önce Müslüman olurdu.” dedi.
Siyer-i Nebi Vakfı Başkanı Ömer Faruk Müderrisoğlu da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, külliye projesinin her aşamasını, detaylarını yakından takip ettiğini ve memnuniyetini dile getirdiğini belirtti.

AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler ise tesisin yapımında emeği geçenlere teşekkür ederek projenin hayırlara vesile olmasını diledi.
Programda, eski TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, Vali Yılmaz Şimşek, Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, AK Parti MKYK Üyesi Mahir Ünal da konuşma yaptı.
Konuşmaların ardından Müderrisoğlu, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Bilal Erdoğan’a hat levha takdim etti.
Programda, inşaat harcının içerisine, Kudüs, Mekke, Medine, Semerkand, Doğu Türkistan, Buhara, İspanya Kurtuba ve Hindistan gibi bölgelerden getirilen topraklar protokol üyeleri tarafından katıldı.
Tören, Bakan Çiftçi ve diğer katılımcıların butona basarak inşaat çalışmalarını başlatması ve dua edilmesinin ardından sona erdi.
Törene, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, AK Parti Sivas milletvekilleri Rukiye Toy, Hakan Aksu ile kurum amir ve yöneticileri, dünyanın çeşitli ülkelerinden İslam alimleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Nikahına 15 dakika kala kayınpederinden gelen mesajla şoke oldu
1
Gümüşhane’de traktör tamiri sırasında ölüm
108 kez okundu
2
SPOR
76 kez okundu
3
Ataşehir’in Güven Kapısı Revizyon Garaj ile Otomotivde Kusursuz Hizmet Dönemi
75 kez okundu
4
Üsküdar Belediyesi operasyonunun detayları! Kriptolu sistem kurmuşlar
39 kez okundu
5
Antalya’daki yangınlardan 2’si söndürüldü, 1’i kontrol altında
35 kez okundu