TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, vergi adaleti ve emekli aylığı dahil 12 talep açıkladı
TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, vergi adaleti, otoyol özelleştirmeleri, taşeron işçiler ve emekli aylıklarına ilişkin 12 maddelik talep listesi açıkladı. Vergi dilimlerinin ücretlileri mağdur ettiği ve en düşük emekli aylığının asgari ücretin altında olmaması gerektiği belirtildi.
(ANKARA) - TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, vergi adaletinden otoyol özelleştirmelerine, taşeron işçilerin sorunlarından emekli aylıklarına kadar 12 maddelik talep listesi açıkladı.
TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, çalışma hayatında yaşanan gelişmeleri, çalışanların sorunlarını ve ülkenin ekonomik koşullarını değerlendirmek üzere toplandı.
Toplantının ardından yapılan açıklamada, Türkiye'de gelir dağılımındaki adaletsizliğin belirginleştiği ve ücretlilerin satın alma gücünün gerilediği belirtilen açıklamada, asgari ücretin yaygın ücrete dönüştüğü vurgulandı. Vergi dilimlerinin ücretlileri mağdur ettiği ifade edilerek, 2026 yılında brüt asgari ücretin 2,5 katı olan 82 bin 575 lira brüt ücret alan bir çalışanın kümülatif vergi matrahı örneği verildi. Buna göre söz konusu çalışanın yılın ilk iki ayında yüzde 15, mart ayında yüzde 20, haziran ayında ise yüzde 27'lik vergi dilimine ulaştığı ve net ücretinin azaldığı kaydedildi. Açıklamada, "Vergi dilimleri ücretlileri mağdur etmeyecek şekilde düzenlenmeli ve az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasını esas alan adil bir vergi sistemi hayata geçirilmelidir" denildi.
"KÖPRÜ VE OTOYOLLAR ÖZELLEŞTİRİLEMEZ"
Karayolları Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğundaki otoyol, köprü ve bakım tesislerinin kamu hizmetinin sürekliliği içinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanarak, şu ifadelere yer verildi:
"Bakım, onarım ve işletmede kar önceliği kamu hizmetinin önüne geçmemeli; yol güvenliği ve hizmet kalitesi tasarruf yapılacak bir alan olarak görülmemelidir. TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu olarak, otoyol ve köprülerin özelleştirilmesine karşı olduğumuzu, bunun yalnızca bağlı sendikamız YOL-İŞ'in ve Karayolu işçilerinin değil, kamu hizmetinin, vatandaşın ulaşım hakkının ve Türkiye'nin geleceğinin meselesi olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz."
"ÜCRETLERİN ENFLASYON KARŞISINDAKİ KAYBI ÖNLENMELİDİR"
Yüksek enflasyon nedeniyle ücret artışlarının kısa sürede anlamını yitirdiği belirtilen açıklamada, ücret politikalarında yalnızca rakamsal artışların değil, çalışanların gerçek satın alma gücü ile yaşam maliyetlerinin dikkate alınması gerektiği aktarıldı.
Sendikaya üye olan işçilerin işten çıkarılmasının önüne geçilmesi gerektiği vurgulanırken, baskı, tehdit ve sendikasızlaştırmaya karşı caydırıcı tedbirler istenen açıklamada, "Toplu iş sözleşmesi, yetki ve işkolu uyuşmazlıklarında yaşanan uzun yargı süreçleri ile grev hakkına ilişkin sınırlamalar giderilmeli, çalışma mevzuatı ILO normlarıyla uyumlu hale getirilerek sendikal hak ve özgürlükler etkin biçimde korunmalıdır" çağrısı yapıldı.
"İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNDEN TAVİZ VERİLMEMELİDİR"
Hiçbir ekonomik gerekçenin yaşam ve sağlık hakkından daha önemli olmadığı kaydedilen açıklamada, işverenlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi, denetimlerin artırılması ve iş sağlığı ile güvenliğinin bir tasarruf alanı olarak görülmemesi talep edildi.
696 sayılı KHK ile kadroya geçen işçilerin ücret, ikramiye, tayin ve özlük haklarına ilişkin sorunlarının sürdüğü de belirtene açıklamada, aynı kamu hizmetini yapan işçiler arasındaki farklı uygulamaların son bulması, tüm özlük haklarının eşitlenmesi ve emekli olan işçilerin yerine yeni alımların yapılması istendi.
"KAMUDA TAŞERON ÇALIŞTIRMA UYGULAMASINA SON VERİLMELİDİR"
Başta Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) olmak üzere kapsam dışında kalan taşeron işçilerin mağduriyet yaşadığı bildirilerek, "Kamuda taşeron istihdamına son verilmeli, kapsam dışında kalan işçiler ayrım yapılmaksızın kadroya alınmalı ve eşit işe eşit ücret ilkesi hayata geçirilmelidir" denildi.
Çıraklık ve staj dönemlerinde sadece belirli primlerin yatırılması nedeniyle bu sürelerin emeklilik başlangıcı sayılmadığı hatırlatılan açıklamada, genç yaşta çalışma hayatına başlayanların haklarının korunması için çıraklık ve staj sürelerinin emeklilik hesabında sigorta başlangıcı kabul edilmesini sağlayacak yasal düzenleme istendi.
Açıklamada, özellikle özel sektör işyerlerinde ve kamuya bağlı alt işveren uygulamalarında banka promosyonlarının çalışanlara ödenmemesinin önüne geçilmesi ve tutarların tamamının çalışanlara verilmesini sağlayacak düzenlemeler yapılması talep edildi.
"EMEKLİLERİN YAŞAM KOŞULLARI İYİLEŞTİRİLMELİDİR"
Emekli aylıklarının satın alma gücünün korunması ve geçmiş kayıpların giderilmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, "En düşük emekli aylığı, prim ödeme gün sayısı esas alınarak belirlenmeli ve asgari ücretin altında olmamalıdır" ifadelerine yer verildi.
Manisa'nın Turgutlu ilçesinde okul yakınında yaşanan silahlı saldırıda öğrencilerin yaralanmasından üzüntü duyulduğu belirtilerek, "Çocuklarımızın can güvenliğinin korunması ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için gerekli önlemler alınmalı, sorumlular hukuk çerçevesinde gereken şekilde cezalandırılmalıdır" çağrısı yapıldı.
"FON VE SERMAYE PİYASALARINDAKİ MAĞDURİYETLER GİDERİLMELİDİR"
Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmeler nedeniyle yatırımcıların mağduriyet yaşadığına ilişkin endişelere değinilen açıklamada, şöyle denildi:
"Sermaye piyasalarında güvenin sağlanması, yatırımcıların haklarının korunması ve piyasalarda şeffaflığın ve denetimin güçlendirilmesi gerekmektedir. Yaşanan gelişmelerden zarar gören yatırımcıların mağduriyetlerinin giderilmesi, varsa hak kayıplarının tespit edilerek ödenmesi ve sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların hukuk çerçevesinde gereken şekilde cezalandırılması gerekmektedir. TÜRK-İŞ olarak, emekçilerin haklı taleplerinin hayata geçirilmesi ve çalışma hayatının temel sorunlarının çözümü için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz."