TMMOB Başkanı Çakar, Amasra faciasının 4. yılında 43 madencinin ölümünü andı

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, Amasra maden faciasının 4. yılında 43 madencinin ölümünü unutmayacaklarını söyledi. Çakar, işletme düzeyindeki sorumluluğun yeterli olmadığını, kamu yöneticileri ve denetim görevlilerinin de hesap vermesi gerektiğini belirtti.

(ANKARA) - TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessesesi'nde yaşanan maden faciasının dördüncü yılı dolayısıyla "43 madencimizin ölümünü unutmayacağız, unutturmayacağız. İş cinayetlerinin gerçek sorumluları hesap verinceye, kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" açıklamasını yaptı.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, 14 Ekim 2022 tarihinde Amasra Türkiye Taşkömürü Kurumu'nda yaşanan maden faciasının yıl dönümü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

"14 Ekim 2022 tarihinde Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessesesinde yaşanan maden faciasının üzerinden dört yıl geçti. Hayatını kaybeden 43 madencimizi bir kez daha saygıyla anıyor, ailelerinin ve yakınlarının acısını yürekten paylaşıyoruz. Aradan geçen dört yılda değişmeyen gerçek şudur: Amasra'da yaşanan bir kaza değil, göz göre göre gelen bir iş cinayetidir. Amasra faciası; kamu madenciliğinin yıllardır uygulanan neoliberal politikalarla zayıflatılmasının, madencilik bilgi ve birikiminin yok sayılmasının, gerekli yatırımların yapılmamasının, bilimsel ve teknik gereklilikler ile işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin göz ardı edilmesinin sonucudur. Kamu yararının yerine piyasanın ihtiyaçlarını, insan yaşamının yerine üretimin ve karlılığın sürekliliğini koyan bu anlayış 43 madencimizin yaşamına mal olmuştur.

"BU ÜLKEDE EMEKÇİLER EVLERİNE BİR LOKMA GÖTÜREBİLMEK İÇİN, ÖLÜME TERK EDİLİYOR"

Facianın ardından yürütülen yargı sürecinde 20 sanık hakkında verilen hapis cezalarına yönelik istinaf başvuruları reddedilmiş, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmiştir. Ancak sorumluluğun yalnızca işletme düzeyindeki yöneticiler ve çalışanlarla sınırlandırılması kabul edilemez. Faciaya yol açan koşulların oluşmasında sorumluluğu bulunan kamu yöneticileri ve denetim görevlileri de dahil olmak üzere tüm sorumlular hesap vermelidir. Kozlu'da Dursunbey'de, Karadon'da, Ermenek'te, Soma'da, İliç'te, Amasra'da yaşadığımız katliamlar ve felaketler ülkemizin en çıplak gerçeğini ortaya koymuştur. Bu ülkede emekçiler evlerine bir lokma götürebilmek için, uzun ve güvencesiz çalışma koşullarında, yerin yedi kat altında ölüme terk ediliyor.

Bir daha aynı acıları yaşamamak için ısrarla vurguluyoruz; özelleştirme, taşeronlaştırma, güvencesizleştirme ve denetimsizleştirme politikalarından vazgeçilmeli, kamu madenciliği güçlendirilmeli, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanı kamusal bir anlayışla yeniden düzenlenmelidir. Üzerinden kaç yıl geçerse geçsin 43 madencimizin ölümünü, siyasi iktidarın ve kamu kurumlarının sorumluluğunu, faciaya yol açan politikaları ve bu politikaların uygulayıcılarını unutmayacağız, unutturmayacağız. İş cinayetlerinin gerçek sorumluları hesap verinceye, emekçilerin sağlıklı ve güvenli koşullarda çalışma hakkı güvence altına alınıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz."