Marangoz Nurgül eşiyle omuz omuza ilçenin kereste ihtiyacını karşılıyor
- Bingöl'e 130 kilometre uzaklıktaki Yedisu ilçesinin Yeşilgöz köyünde yaşayan 3 çocuk annesi Nurgül Zeray, eşiyle açtıkları marangozhanede kavak ağaçlarını hızardan geçirerek istenilen ölçülerde keresteye dönüştürüyor Köyden her gün ilçe merkezindeki marangozhaneye eşiyle giden Zeray: "İlçemizde tahta üretimi yoktu ve nakliyat konusunda zorluk yaşanıyordu. Bu marangozhane çok iyi oldu. Bayağı zorlanıyorum ama eşime yardımcı olmak istedim"
RIDVAN KORKULUTAŞ / METİN DERE - Bingöl'ün Yedisu ilçesinin Yeşilgöz köyünde yaşayan 40 yaşındaki Nurgül Zeray, eşiyle açtığı marangozhanede omuz omuza çalışarak ilçenin kereste ihtiyacını karşılıyor.
Yeşilgöz köyünde çiftçilik yapan Hakan Zeray (50), Yedisu'da faaliyet gösteren marangoz atölyesinin kapanmasının ardından bu alandaki yeteneğini bilen arkadaşlarının önerisiyle marangozhane açmaya karar verdi.
Zeray, eşi Nurgül Zeray ile ilçede 3 yıl önce kiraladığı bir atölyeyi gerekli teçhizatı temin ederek marangozhaneye dönüştürdü.
İlçenin tek marangozhanesinde mayıs ayında başlayıp 6 ay süren üretimde Hakan Zeray'ın en büyük destekçisi hayat arkadaşı Nurgül Zeray oldu.
Nurgül Zeray, eşi ile yılın 6 ayı köyden 6 kilometre uzaklıktaki marangozhaneye gidiyor, kavak ağaçlarını hızardan geçirerek ahır, hayvan yemliği, çatı ve baraka yapımında kullanılmak üzere istenilen ölçülerde keresteye dönüştürüyor.
3 çocuğu bulunan Zeray çifti, kent merkezine 130 kilometre uzaklıkta bulunan, coğrafi yapısı nedeniyle ulaşımın güçlükle sağlandığı ilçenin kereste ihtiyacını karşılıyor.
Bu üretim sayesinde ilçede yaşayanlar, kereste imalatı için kavak ağaçlarını başka illere götürmek zorunda kalmıyor.
Köyde ev işlerinin yanı sıra çocuklarının bakımıyla da ilgilenen Nurgül Zeray, marangozhanedeki üretimden arta kalan zamanlarda ise evinin bahçesine kurduğu kovanlarda arıcılık yapıyor.
"Bayağı zorlanıyorum ama yine de eşime yardımcı olmak istedim"
Nurgül Zeray, AA muhabirine, eşine destek olmak amacıyla atölyede çalışmaya başladığını belirterek, zamanla marangozluğu öğrendiğini söyledi.
Eşinin her zaman destekçisi olduğunu ifade eden Zeray, "İlçemizde tahta üretimi yoktu ve nakliyat konusunda zorluk yaşanıyordu. Bu marangozhane çok iyi oldu. Bayağı zorlanıyorum ama eşime yardımcı olmak istedim. Birlikte yürütüyoruz." dedi.
Zeray, en büyük gücü eşinden aldığını vurgulayarak, "Eşim bana 'Yaparsın, niye yapmayasın?' dedi hep. Kadınların isteyip de üstesinden gelemeyeceği iş yok. Bir anne çocuğuna da bakar, evin işlerini de yürütür, hayvanlarına da bakar. Kadınlar çok güçlü. Bunun farkında olmayanlar var. Kadınlar her işin üstesinden gelir. Yeter ki kendilerine güvensinler." diye konuştu.
"Aile olmayınca hiçbir işin başarısı olmaz"
Hakan Zeray da geçmişte babasının da marangozluk yaptığını belirterek, ilçede marangozhaneye ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Eşiyle açtıkları atölyede 3 senedir üretim yaptıklarını aktaran Zeray, "İlçedeki vatandaşlar da memnun. Ağaçlarını başka illere götürmek yerine burada ihtiyaçlarını karşılıyorlar. En büyük destekçim eşim oldu. Aile olmayınca hiçbir işin başarısı olmaz. Başta ailen yanında olacak. Başarı aileyle gelir." ifadesini kullandı.
"Erzurum ve Erzincan'dan tahta getiriyorduk"
Yedisu'da yaşayan Akif Açıkyer marangozhanede yapılan üretimden memnuniyet duyduklarını belirtti.
Açıkyer, "Erzurum ve Erzincan'dan nakliyeyle tahta getiriyorduk. Vatandaşlarımız şu anda inşaat için burada tahta temin edebiliyor. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Nurgül Hanım'ın da burada çalışması bir örnek. Şu anda kullandıkları atölye kiralık, kendi yerleri yok. İnşallah daha iyi yerlere gelmelerini diliyorum." sözlerini sarf etti.