İYİ Partili Uz, Kartalkaya’da 78 canın hesabını Bakan Ersoy’a sordu
İYİ Partili Uz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Kartalkaya faciasında hayatını kaybedenlerin ailelerinin adalet arayışını gündeme taşıdı. Uz, otelin önünde basın açıklaması yapan ailelerin Bakan Ersoy'dan istifa etmesini istediğini söyledi.
(TBMM) - İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Kartalkaya faciasında hayatını kaybedenlerin ailelerinin adalet arayışını gündeme taşıdı. Kartalkaya'da hayatını kaybedenlerin yakınlarının yangının yaşandığı otelin önünde basın açıklaması yaptığını hatırlatan Uz, ailelerin Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Bakan Ersoy'dan istifa etmesini istediğini söyledi. Uz, "Sizden geçen bütçede talep ettiğimiz istifanızı bugün burada ben otelin önünde de aileler soruyor. İstifa erdemdir. Siz bu erdemi gösterecek misiniz Sayın Bakanım?" diye konuştu.
AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2027 yılı bütçesinin görüşmeleri sürüyor.
CHP Antalya Milletvekili Sururi Çorabatır, komisyonda yaptığı konuşmada, turizm sektörünün ekonomik durumuna, artan işletme maliyetlerine ve sektör temsilcilerinin beklentilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kartalkaya'da yaşanan faciada hayatını kaybedenleri anarak konuşmasına başlayan Çorabatır, 2026 yılının ilk dokuz aylık turizm verilerinin iki farklı tablo ortaya koyduğunu söyledi. Resmi verilere göre turizm gelirinin yüzde 2,4 artışla 51 milyar 278 milyon dolara, gecelik ortalama turist harcamasının ise 102 dolardan 107 dolara yükseldiğini belirten Çorabatır, buna karşın toplam ziyaretçi sayısının yüzde 1,52 gerileyerek 49 milyon 132 binde kaldığını kaydetti.
"AVRUPA PAZARINDA 800 BİNE YAKIN MİSAFİR KAYBETTİK"
Antalya'da 2026 yılının ilk dokuz ayında turist sayısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 daralma yaşandığını belirten Çorabatır, Muğla'da İngiltere pazarındaki gerileme nedeniyle 165 bin turist kaybedildiğini söyledi. Ülke genelinde İngiliz turist sayısının yüzde 10 azaldığını, özellikle resort bölgelerinde Alman turist sayısında 175 bin düşüş yaşandığını ifade eden Çorabatır, Avrupa pazarındaki toplam kaybın yüzde 3,68'e ulaştığını ve 800 bine yakın ziyaretçinin başka destinasyonları tercih ettiğini kaydetti.
"MALİYET KISKACI, SEKTÖRÜ BANKA YÜKÜ KRİZİNE SÜRÜKLEDİ"
Turizm işletmelerinin reel karlılıklarının son yılların en düşük seviyesinde olduğunu belirten Çorabatır, otellerin gelirlerinin döviz, maliyetlerinin ise Türk lirası bazlı olmasının sektörü zorladığını söyledi. Otellerin yiyecek ve içecek maliyetlerinin yıllık yüzde 63, personel giderlerinin yüzde 54 arttığını, döviz kurundaki artışın ise yüzde 18 seviyesinde kaldığını ifade eden Çorabatır, kur artışı ile gerçek enflasyon arasındaki farkın 44 puana çıktığını kaydetti.
Çorabatır, "Bu 44 puanlık ölümcül fark, otelci döviz bazında aynı fiyata oda satsa bile elde ettiği TL'nin içerideki elektrik, gıda ve personel giderini karşılayamaması demektir. Son üç yıllık bileşik enflasyon oranı yüzde 268'dir. Sektör bunu fiyatlarına nasıl yansıtacak, uluslararası pazarlarda nasıl rekabet edecektir. Bu maliyet kıskacı, sektörü tarihin en ağır borçluluk ve banka yükü krizine sürüklemiştir. 2026 yılının ilk 8 ayında konaklama sektörünün toplam cirosu sadece yüzde 7 artışla 12,6 milyar dolara çıkabilirken, otellerin toplam banka kredi stoku yıllık bazda yüzde 29,1 tırmanarak 14,1 milyar dolara yükselmiştir" dedi.
İLGEZDİ: "YOLA BÜTÇE VAR, SANATA YOK"
CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2027 yılı bütçesine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Sanatın özgürleşmesine, üretimin desteklenmesine kaynak bulamayan Bakanlık, kendi kurumsal halkla ilişkiler ve tanıtım bütçesini 1,5 milyon liradan 67 milyon liraya çıkarıyor. Kendi vitrinini parlatmaya bütçe var, ama sanata ve sanatçıya yok" ifadelerini kullandı.
Bütçe sunuşlarından devlet yetkililerin kültür ve sanat kelimelerini dahi kullanmadıklarını kaydeden İlgezdi, "Yeni vergilerden, ekonomik hedeflerden, zamlardan bahsedilirken kültür ve sanatın adı dahi geçmiyor. Sunumlarda ne kitap var ne kütüphane ne opera ne tiyatro ne sinema ne de bu ülkenin aydınlık yüzü olan sanatçılar var. Sanatı sadece resmi törenlerde süs unsuru olarak gören bu zihniyet, bugün bu bütçe rakamlarına da aynen yansımış durumdadır" diye konuştu.
İlgezdi, kurumdaki yolluk harcamalarını eleştirerek, "Kurumun resmi mali tablolarına baktığımızda, 2025 yılının tamamında 177 milyon lirayı aşan yolluk harcaması yapıldığını görüyoruz. 2026'nın henüz ilk yarısında ise bu rakam 160 milyon lirayı aşmış durumda. Günde yüz binlerce liralık seyahat ve temsil harcaması yapılırken, 2027 bütçesinde yolluk kalemi için 222 milyon lira talep ediliyor. Yönetim kademelerine gelince sınırı olmayan ödenekler, sıra sahneye ve sanata gelince anında kesiliyor. Bugün Devlet Tiyatrolarımızda büyük yapım yeni oyunlarımızın provalarına başlanamıyor. Bakınız, yurtdışı turnesine gönderilen personele, sanatçılara harcırahlarının yüzde 50'sinden feragat ettiklerine dair resmi belgeler imzalatılıyor" dedi.
TÜRKKAN, TURİZMİN GELİŞTİRİLMESİ PROGRAMINDAKİ BÜTÇE ARTIŞINA DİKKATİ ÇEKTİ
İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Bakanlığın 2027 yılı bütçesi için yaklaşık 95 milyar lira öngörüldüğünü, bu tutarın bir önceki yılın başlangıç bütçesine göre yüzde 35,9 artış anlamına geldiğini belirterek, Turizmin Geliştirilmesi programındaki artışın yüzde 13,6, Milli Kültür programındaki artışın ise yüzde 47,1 olduğunu söyledi. Türkkan, bütçedeki önceliklere ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
"Burada bir öncelik sorunu görmüyor musunuz? Turizmden her yıl daha fazla döviz geliri beklerken, turizmin geliştirilmesine ayrılan kaynağın artışını neden bu kadar sınırlı tutuyoruz? Üstelik Bakanlığın 2027 yatırım tahsisinde doğrudan turizm sektörü başlığına ayrılan tutar yalnızca 329 milyon 800 bin lira. 26 milyar lirayı aşan toplam yatırım tahsisinin yaklaşık yüzde 1,26'sı. Elbette turizme yapılan bütün yatırımlar bu kalemden ibaret değil. Ancak şu soruyu sormak zorundayım: Turizmden milyarlarca dolar gelir bekleyen bir ülkenin yatırım öncelikleri bu tabloyla ne kadar örtüşüyor?"
Türkkan, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının uluslararası faaliyetlerini önemli bulduğunu vurgulayarak, sektörün katkısıyla oluşan kaynakların sonuçlarının daha ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Türkkan, hangi ülkede ne kadar tanıtım harcaması yapıldığının, bu harcamalar sonucunda kaç ilave ziyaretçi kazanıldığının, hangi pazarda geceleme sayısı ve turist başına gelirin arttığının açıklanmasını istedi.
"İSTİFA ERDEMDİR, BU ERDEMİ GÖSTERECEK MİSİNİZ?"
İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz da Kartalkaya faciasında hayatını kaybedenlerin ailelerinin adalet arayışını gündeme taşıdı. Kartalkaya'da hayatını kaybedenlerin yakınlarının yangının yaşandığı otelin önünde basın açıklaması yaptığını belirten Uz, ailelerin Bakan Ersoy'dan istifa etmesini istediğini söyledi. Uz, "Sizden geçen bütçede talep ettiğimiz istifanızı bugün burada ben otelin önünde de aileler soruyor. İstifa erdemdir. Siz bu erdemi gösterecek misiniz Sayın Bakanım" diye sordu.
Ailelerin Bolu-Kartalkaya yolunda Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkısıyla yapıldığı belirtilen bir tabelayla karşılaştıklarını aktaran Uz, "Bu güvenli yolun sonunda güvensiz otellerde insanlar can veriyor. Bunun izahı nasıl olabilir" ifadelerini kullandı.
"AMAÇ UNUTTURMAK MI?"
Uz, yangında iki çocuğunu kaybeden Duygu isimli bir annenin Bakan Ersoy'a iletilmesini istediği mesajı da komisyonda paylaştı. Soruşturma izni verilen Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bürokratları hakkındaki savcılık soruşturmalarının tamamlanmadığını ve davaların açılmadığını belirten Uz, annenin "Amaç unutturmak mı? İzinleri verildi, ifadeler alındı ama dosya donduruldu. Hiçbir işlem yapılmadı. Niye bekliyorsunuz" sorusunu aktardı.
"HANGİ GÜVENLİ TURİZM ANLAYIŞININ SONUCU 78 CANIMIZI KAYBETTİK?"
ETS Tur'un oteli "güvenlik turizm sertifikalı" ve "güvenli aile oteli" ifadeleriyle tanıttığını belirten Uz, yangında hayatını kaybedenlerin ailelerinin, otelin güvenliğinin kim tarafından denetlendiğini ve doğrulandığını sorduğunu aktardı. Uz, babanın, "Ben tek başıma döndüm. Eşimi, kızımı ve 36'sı çocuk, 78 canımızı hangi güvenli turizm anlayışının sonucu kaybettik, Sayın Bakanım" sözlerini paylaştı.
Bakanlık denetçilerinin Grand Kartal Otel'i denetlemeden önce otel sahibine ait Gazelle Otel'de ücretsiz konakladıklarını, otelin genel müdürünün de denetçileri kendi aracıyla Grand Kartal Otel'e götürdüğünü söyleyen Uz, bu bilgilerin mahkeme salonunda ifade edildiğini belirtti.
Uz, konuşmasını Bakan Ersoy'a istifa çağrısını yineleyerek tamamladı. Uz, "Kartalkaya'da kaybettiğimiz 78 vatandaşımızın ardından yönettiğiniz Bakanlığın siyasi sorumluluğunu üstlenip istifa etmenizi gerçekten beklemekteyiz. Makamlar değişir, gündemler değişir, bütçeler gelir geçer fakat milletin sizden beklediği hesap ortadan kalkmaz Sayın Bakanım" dedi.
"RTÜK YALNIZCA CEZA VEREN BİR KURUM OLARAK GÖRÜLMEMELİ"
YENİ YOL Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, komisyonda yaptığı konuşmada, turizm başlığına girmeden kültür politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Televizyon, dijital platform ve sosyal medyada çocukların karşılaştığı içerikleri gündeme getiren Karaman, bu mecralarda aile, merhamet, sorumluluk, dürüstlük ve dayanışma gibi değerleri işleyen yapımların artırılması gerektiğini belirtti. Sanat ve sinema özgürlüğünü savunduklarını ancak özgürlüğün topluma ve özellikle çocuklara karşı sorumluluğu ortadan kaldırmadığını kaydeden Karaman, kültür politikasının nitelikli, özgün ve eğitici içeriklerin üretimini teşvik etmesini istedi.
RTÜK'ün görevini de değerlendiren Karaman, kurumun yalnızca yayın ihlali gerçekleştikten sonra ceza veren bir yapı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Çocukların korunması, aile değerlerinin gözetilmesi ve dijital yayın ortamlarının denetlenmesi konusunda RTÜK'ün etkin sorumluluk üstlenmesini isteyen Karaman, özellikle sabah kuşağı programlarını eleştirdi.
Bu programların aile kurumunu zedeleyen, mahremiyeti sıradanlaştıran ve sadakatsizliği normalleştiren içerikler taşıdığını savunan Karaman, yayın denetimlerinin etkinleştirilmesini ve yayın ilkelerine aykırı içeriklere yaptırım uygulanmasını istedi. Aile yapısını ve milli-manevi değerleri güçlendiren yayınların teşvik edilmesi gerektiğini belirtti.
RTÜK'ün açıkladığı verilere göre 2024 yılında İletişim Merkezi'ne 31 bin 538 başvuru yapıldığını, başvuruların yaklaşık üçte birinin genel ahlak, manevi değerler ve ailenin korunmasıyla ilgili olduğunu aktaran Karaman, denetim mekanizmalarının toplumun beklentilerini karşılayacak şekilde işletilip işletilmediğini sordu.