Bakan Gürlek: 6 cinayet dosyasını daha aydınlattık
MEDİNE'YE ARAÇ ÇARPMIŞAdalet Bakanı Akın Gürlek'in aydınlatıldığını açıkladığı Bursa, Diyarbakır, İzmir, Muş, Nevşehir ve Siirt’teki cinayet dosyalarının ayrıntıları ortaya çıktı.
MEDİNE'YE ARAÇ ÇARPMIŞ
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in aydınlatıldığını açıkladığı Bursa, Diyarbakır, İzmir, Muş, Nevşehir ve Siirt'teki cinayet dosyalarının ayrıntıları ortaya çıktı. Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde 20 Mayıs 2020'de yol kenarındaki sulama kanalında ağır yaralı bulunan 7 yaşındaki Medine Kesmeni, kaldırıldığı hastanede ertesi gün hayatını kaybetti. Olay yerinde, Medine'ye çarptığı değerlendirilen araca ait 6 far parçası bulundu. İncelemede parçaların Tofaş, Şahin-Doğan veya Tempra marka araçlara ait olabileceği değerlendirilirken, PTS kayıtlarında olay saatinde ilçeden 90 benzer aracın çıkış yaptığı belirlendi. 2026'da yapılan yeni araştırmalarda, bilgi sahibi bir kişinin kazayı yapan kişi ve yanında bulunan kişi ile ilgili verdiği bilgiler üzerine şüpheliler mercek altına alındı. Olay tarihinde şüphelilerle bağlantılı 16 SA 642 plakalı aracın PTS kayıtlarında bulunduğu, olay sonrası aracın tamir ve boyama işlemleri araştırılıp, HTS ile daraltılmış baz çalışması yapıldı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden Erkan Edincik, 'İhmali davranışla kasten öldürme' suçundan tutuklandı, diğer şüpheliler serbest bırakıldı.
12 YIL SONRA KİMLİĞİ TESPİT EDİLDİ
Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde 2014 yılında dere yatağında kafatası, kemik parçaları ve kıyafetler bulundu. Adli Tıp Kurumu incelemesinde kalıntıların 17-23 yaşlarında bir kadına ait olduğu belirlendi; ancak kimliği tespit edilemedi. Dosyanın yeniden açılmasıyla Diyarbakır ve çevre illerde, kayboldukları tarihte 19-23 yaşlarında olan 144 kadın araştırıldı. Yapılan DNA incelemesinde kemiklerin, 2013'te kaybolan Dilek Kalkan'a ait olduğu ve annesiyle yüzde 99,99 oranında uyum bulunduğu tespit edildi. Soruşturmanın yeniden başlatılmasıyla Kalkan'ın sosyal çevresi ve HTS kayıtları incelendi. Tanık anlatımları ve sağlık kayıtlarında, Kalkan ile Cuma Kaplan arasında duygusal birliktelik bulunduğu ve Kalkan'a 21 Mayıs 2013'te 'gebe' tanısı konulduğu belirlendi. Baz kayıtlarında bazı şüphelilere ait telefonların Kalkan'ın kaybolduğu dönem ile cesedinin bulunduğu bölgede sinyal verdiği tespit edildi. Elde edilen bulgular doğrultusunda 7 şüpheli hakkında düzenlenen operasyonda 6 kişi gözaltına alınırken, 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.
MEHMET KÖSTEKÇİ CİNAYETİNDE 8 ŞÜPHELİ
İzmir'in Torbalı ilçesinde 8 Mart 2026'da 24 yaşındaki Mehmet Köstekçi, evine girmeye çalışan kişilerin peşinden gittikten sonra zeytinlik alanda silahla vuruldu. Köstekçi kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Dosyanın yeniden incelenmesinde ifadeler, kamera görüntüleri, HTS kayıtları ve Köstekçi'nin olaydan kısa süre önce görüştüğü kişilere ilişkin baz kayıtları değerlendirildi. Çalışmalarda 8 şüpheli tespit edildi. Şüphelilerin tamamı düzenlenen operasyonda yakalanırken, aramalarda 8 cep telefonu, 1 av tüfeği ve 4 adet 9 milimetre fişeğe el konuldu.
1988'E UZANAN KAN DAVASI
Muş'un Hasköy ilçesinde Felemez Kulaç, 31 Ekim 2011'de silahla öldürüldü. Soruşturmada 2014'te ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi, ardından dosya daimi aramaya alındı. Dosyanın yeniden incelenmesiyle bazı şüphelilerin olayla bağlantısının bulunduğu yönünde tespitlere ulaşıldı ve önceki karar 1 Temmuz 2026'da kaldırıldı. Yapılan çalışmalarda Sekin ve Kulaç aileleri arasında 1988 yılına dayanan kan davası bulunduğu, Mehmet Can Sekin ve Gıyasettin Sekin'in Kulaç'ı öldürtmek için plan yaptıkları değerlendirildi. HTS, baz ve PTS kayıtlarında bazı şüphelilerin olay öncesinde bölgede keşif yaptıkları, Kulaç'ın belediye otobüsüne bindiği bilgisinin şüphelilere iletildiği ve otobüsten indikten sonra Ercan Sekin tarafından silahla vurulduğu yönünde değerlendirmeye yer verildi. Operasyonda 11 şüpheli gözaltına alınırken, 1 şüphelinin cezaevinde olduğu, 1'inin yurt dışında bulunduğu ve 1 şüpheli hakkında yakalama emri çıkarıldığı belirtildi.
18 YILLIK SEDAT ÜNAL DOSYASI YENİDEN İNCELENDİ
Sedat Ünal, 23 Kasım 2008'de Kayseri'de gittiği ruhsatsız kumarhaneden ayrıldıktan sonra Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde öldürülmüş halde bulundu. Otopsi ve kriminal incelemelerde Ünal'ın kafa ve göğüs travmasına bağlı iç kanama sonucu hayatını kaybettiği, kıyafetinde başka bir erkeğe ait kan örneği bulunduğu tespit edildi. Dosyanın yeniden ele alınmasıyla HTS ve baz kayıtları incelendi. Ünal'ın son görüldüğü kumarhane ile cesedinin bulunduğu bölge arasında hareket ettiği belirlenen bir GSM hattı ile kumarhanedeki kişiler arasındaki görüşme trafiği mercek altına alındı. Bazı şüphelilerin olay gecesi telefonlarını kapattıkları ve söz konusu hatla irtibat kurdukları belirlendi. Soruşturma kapsamında 7 şüpheli hakkında 'kasten öldürme' suçundan işlem başlatılarak Kayseri ve Antalya'da arama ve el koyma kararı verildi.
MEKİYE AKYEL DOSYASINDA İDDİANAME
Siirt'in Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan Mekiye Akyel ile ilgili, kardeşinin katıldığı televizyon programının ardından Şubat 2026'da resen soruşturma başlatıldı. HTS kayıtlarında Akyel'in eski eşi İsa Güç ile birlikte Batman'dan Baykan'a geldiği, Akyel ile İsa Güç ve Hüseyin Güç'ün Karakaya yol ayrımında aynı baz istasyonundan sinyal verdiği ve Akyel'in son telefon sinyalinin de bu bölgede olduğu tespit edildi. Akyel'in 18 Ekim 2024'ten sonra herhangi bir telefon, banka, sanal medya, konum veya başka bir dijital hareketinin bulunmadığı belirlendi. Tanık ifadeleri ve şüpheli beyanları incelenirken, İsa Güç'ün ilk anlatımlarının HTS kayıtlarıyla örtüşmediği ve daha sonra Akyel'i evinden alarak korsan taksiyle Karakaya yol ayrımına götürdüğünü kabul ettiği belirtildi. Akyel'in bulunması amacıyla 6 ayrı noktada yaklaşık 190 bin metrekarelik alanda 778 personelle arama yapıldı. Aramalarda bulunan mont ve kemerin Akyel'e ait olduğu tanık tarafından teşhis edilirken, kriminal incelemede DNA profili elde edilemedi. Bulunan 2 kemik parçasının da hayvan kemiği olduğu belirlendi.
Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede; Akyel'in cesedi bulunmamasına rağmen kaybolduktan sonra hiçbir dijital veya resmi kaydının bulunmaması, HTS ve PTS kayıtları, tanıkların ölüm tehditlerine ilişkin anlatımları ve şüphelilerin çelişkili savunmaları birlikte değerlendirilerek öldürüldüğü değerlendirmesine yer verildi. İsa Güç, Hüseyin Güç, Ahmet Şişman, İhsan Güç ve Hasan Güç hakkında 'Töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme' ve 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçları kapsamında ceza talep edildi.